Beni Sevdiğim Şeylerden Tanıyın
Kim olduğumu merak ederseniz; Bir avuç sevgiyi yüreğinde büyütüp elden ele taşıyanlardanım. Nefreti, öfkeyi ve kini çoğaltmayı marifet saymayan; merhametin, anlayışın ve güzel sözün izinden yürüyenlerdenim. Ben hâlâ bir şiirin birkaç mısrasında kendini bulabilenlerdenim. Bir kitabın satırlarında kaybolup yeniden kendine dönenlerden, bir türkünün kederinde kendi sesini duyanlardanım. Dünya ne kadar gürültülü olursa olsun, kalbin sessizliğine kulak vermeyi unutmayanlardanım. Ben hâlâ aşka tutunanlardanım. İnsanların birbirine iyi gelebileceğine, bir tebessümün karanlık bir günü aydınlatabileceğine, samimiyetin en yoksul gönlü bile zenginleştirebileceğine inananlardanım. Bahçeleri kurutan değil, toprağa yüz sürenlerdenim. Bir çiçeğin açışında sabrı, bir ağacın gölgesinde vefayı, yağmurun toprağa kavuşmasında hasreti görenlerdenim. Yıkmayı değil onarmayı, tüketmeyi değil yaşatmayı seçenlerdenim. Kusurlarıyla insanı sevmeye çalışanlardanım. Her kalbin içinde anlatılmamış bir hikâye, her yaranın içinde görünmeyen bir sızı olduğunu bilenlerdenim. Bu yüzden hüküm vermeden önce anlamaya, konuşmadan önce dinlemeye gayret edenlerdenim. Ve ne olursa olsun;
Şiir
Göğsümün En Tenha Yanında
Gece, hatıraların dil bağını çözer, Ay, eski bir mektup gibi açılır semâya. Sustu sandığım ne varsa içimde, Adının gölgesinde döner yeniden dünyaya. Perdeler ürperir tenhâ rüzgârlarla, Saatler yavaşlar, eşya derinleşir. Yokluğun dolaşır odamın kıyılarında, Sessizlik bile senden bir şeyler taşır. Öyle derin yer etmişsin ki içime, Yokluğun bile geceler boyu çiçek döker. Bir bahar, terk edilmiş bir bahçede oyalanır gibi, Adın kalbimin en tenha yerinde bekler. Yaralar ışık sızdırır karanlığa, Gece bunu yıldızlardan iyi bilir. Kalbimde açtığın her çatlakta sen varsın, Kırılmak bazen göğse düşen bir yıldızdır. Rüzgâr geçer eski zamanların izinden, Bir ses yükselir unutulmuş denizinden. Adını anmam; göğe emanet ederim, Ay eksiltir yükünü sessizliğinden. Bir akşam iner semânın perdesine, Ay vurur yalnızlığın billur sesine. Ben seni değil, sende kalan beni özlerim, Bir daha hiçbir mevsimde kendime o kadar rastlayamadım.
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öz Yâre selamım götür
Götür rûhum götür selâmım götür. Gam aşkı kevserim, yezdâne söyle. Canım şeyda olmuş tende duruyor. Her bir ahvalimi öz yâre söyle. LADİKLİ AHMET HÜDAİ (KS) Ladikli Ahmed Ağa
"Ruh dünyaya bağlandığı dünyalıklarla beslendiği zaman insanoğlunun içerisindeki huzursuzluklar, sıkıntılar gitmeyecektir. Insanın içerisindeki açlık hiçbir zaman bitmeyecektir. Ta ki ölüm gözünü açana kadar. Resûl-i Ekrem (s.a.v) "Mu tu kable ente mut, hasibu enfüseküm kable hasebu"buyuruyor. Ölmeden önce yani ölüm gözünüzü açmadan, hakikate uyanmadan evvel ölünüz."/ Seyda Alameddin (k.s)
1000Kitap
Gerçi cânândan dil-i şeydâ içün kâm isterem Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedür
Divan
“Bu dünya ayrılık yeridir. Ama Ahiret'te bizi kimse ayıramaz.” Şeyخ Seydâ Muhammed Raşid Hz (k.s)
1000Kitap