Gece, hatıraların dil bağını çözer,
Ay, eski bir mektup gibi açılır semâya.
Sustu sandığım ne varsa içimde,
Adının gölgesinde döner yeniden dünyaya.
Perdeler ürperir tenhâ rüzgârlarla,
Saatler yavaşlar, eşya derinleşir.
Yokluğun dolaşır odamın kıyılarında,
Sessizlik bile senden bir şeyler taşır.
Öyle derin yer etmişsin ki içime,
Yokluğun bile geceler boyu çiçek döker.
Bir bahar, terk edilmiş bir bahçede oyalanır gibi,
Adın kalbimin en tenha yerinde bekler.
Yaralar ışık sızdırır karanlığa,
Gece bunu yıldızlardan iyi bilir.
Kalbimde açtığın her çatlakta sen varsın,
Kırılmak bazen göğse düşen bir yıldızdır.
Rüzgâr geçer eski zamanların izinden,
Bir ses yükselir unutulmuş denizinden.
Adını anmam; göğe emanet ederim,
Ay eksiltir yükünü sessizliğinden.
Bir akşam iner semânın perdesine,
Ay vurur yalnızlığın billur sesine.
Ben seni değil, sende kalan beni özlerim,
Bir daha hiçbir mevsimde kendime o kadar rastlayamadım.