Şeyda Keren

Şeyda Keren
@Seydakeren
14 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Sevgi Adına Kendinden Vazgeçmenin Bedeli.
İnsan bir şeye bağlanınca kötü olan hiçbir şeyi görmez. İyileştirmeye çalıştığı her şey kendinde ufak çatlaklar yaratır. Bir gün asıl deprem gerçekleştiğinde, yıllardır sağlam sandığı yerlerin aslında fedakârlıkla ayakta durduğunu anlar. İnsan, sevdiği şey uğruna kendinden vazgeçmeyi sadakat zanneder çoğu zaman. Kendini tüketen bağlılık, sevgiye değil; yavaş bir yok oluşa hizmet eder. Bir bahçeyi yeşertmek için köklerinden vazgeçen ağacın gölgesi uzun sürmez. Her kırılmış şeyi onarmaya çalışmak merhamet değildir; bazen en büyük bilgelik, hangi enkaza ev denmeyeceğini bilmektir. Bazı kapılar sadakatle açılmaz; ne kadar beklersen bekle, yalnızca önünde eskirsin. İnsanın ömrü, başkasının karanlığını aydınlatmaya çalışırken kendi ışığını unutacak kadar uzun değildir. Kendinden sürekli verenler, eksilişlerini erdem sanmaya meyillidir. Her fedakârlık kutsal değildir; bazıları yalnızca gecikmiş bir vedanın başka adıdır. Bazı şeyler sevgiyle büyümez; yalnızca sabrını tüketir. Bazı insanlar düzelmez; yalnızca onlara inananları değiştirir. İnsanın öğrenmesi gereken en zor şey şudur: Her bahar açmayan dala su vermek, iyi kalplilikten çok mevsimi inkâr etmektir. Bu yüzden her kaybediş bir son değil; neyin yük, neyin yuva olduğunu ayırt edebilmenin bedelidir. Ve bazı vedalar, bir insanı kaybettiğinde değil; onu kurtarmaya çalışırken kendinden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğinde başlar. #Şeyda Keren
Edebiyat
Seraba Eğilen Gölge
Bir ömürdür arıyorum adını koyamadığım şeyi, Ne bir şehirde bulabildim onu, ne bir limanda. Rüzgâr geçti avuçlarımdan, mevsimler geçti,
Şiir
Kalbime Bahar Diye Düştün
Sevgiyi kovalıyorum; Bazen bir kelebeğin atlas kanadında saklı renklerde, Bazen vakitsiz açsa da baharı müjdeleyen bir çiçekte.
Şiir
BUGÜN PAZAR
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım... Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran
Şiir
Felâketten Doğan Bahâr
Uçurumun kıyısında açmış nâzenin bir çiçek, Başında ak bulutlar, göğsünde güneşten dilek. Kökü vatan toprağına mühürlü bir dua gibi, Sessizce boy verirdi dağ rüzgârlarına gerek. Ne bahçeler görmüştü, ne de gösterişli bahar, Bir damla nûra kanıp saklardı içinde umutlar. Her seher vakti ışık dokunurdu yaprağına, Sanki semâdan inermiş üstüne rahmet kadar. Rüzgâr eser eğilirdi, lâkin kırılmazdı hiç, Çünkü umut dediğin şey secdeye varmış sevinç. Karların bağrında bile korurdu yeşilini, Zemherîye rağmen içinde saklıydı bahar bilinç. Dağlar onu tanırdı, yıldızlar verirdi nazar, Gece siyah örtüsüne işlerdi gümüş kadar. Bir kuş geçse semâsından kanadında müjdeyle, Çiçeğin mahsun gönlüne doğardı başka bahar. Meğer hakikat buymuş ey gönül, ey derbeder; Bazı çiçekler açarmış en tenha yalnızlıkta çünkü. En güzel umutlar, en sert rüzgârlardan sonra Bir dua gibi yükselirmiş göklere seher seher. #Şeyda Keren
Şiir