Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını…
Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…
Okudukça, dizelerin anısına dalıp kendimden geçtikçe, tehlikeli bir biçimde özdeşleşiyordum Pirayeyle.
Tiyatro sahnemde, bundan sonraki rolüm belliydi artık. Nâzım Hikmetin Pirayesi rolünü oynamak...
Peki bana eşlik edecek oyuncu kim olacaktı?