Seyda Sarı Simsek

Seyda Sarı Simsek
@seydasari
"İnsan hiç bitmeyen bir kitap..." Kitap incelemeleri, alıntılar, öneriler. Kitaba dair her şey. Takipte kalın. Seyda Sarı Simsek
Gazeteci
Cumhuriyet Üniversitesi/Lisans
Helsinki/Finlandiya
172 kütüphaneci puanı
150 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Hediye kitap tavsiyesi
İyi akşamlar arkadaşlar, Yabancı bir arkadaşıma Elif Şafak ‘ın yada Yaşar Kemal ‘in bir kitabını hediye etmek istiyorum. Fakat hangi kitabı hediye etsem bilemedim. Varsa çok sevdiğiniz bir kitabı önerinizi almak isterim. Yorumlarınızı bekliyorum. ☺️✍️
1000k
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
  Kış güneşi parlıyordu. Şakacı halanın yasına toplanmış kalabalığın sırtını ısıtıyordu şanına yakışır bir şekilde. Konu komşu seveni sevmeyini hepsi toplaşmıştı da bir vefasız torunları gelmemişti son vazifeye.   Ölüler giderken iyi ki ardında toplaşan kalabalığı göremiyor yoksa nemli, çukurlaşan gözleri torunlarını arayacaktı. Sen hem Hakka sevgiliye yürü, için sevinç dolsun hemde canından kanından gelmeyen torununu ararken gözlerin  hüzün dolsun. Reva mı bu, hangi kitap affeder bu günahı?   Baykuş konar uğursuzluk, kedi cırmıklar nankör... Ona buna çamurumuzu atarken çuvaldızı kendimize batırıvermeyiz. Oysa uğursuz da nankörde ademoğlu. Halamın son vazifesine şehirden zahmet etmeyip köye gelmeyen torunlarında can buldu uğursuzlukta nankörlükte. Boşa giden bir emek hiç edilen bir vefa. Bu kadar kötü olamaz insan, bu kadar zalim.   Köyümde büyükler şöyle nasihat eder gençlere; insana kıymet veresin saygıda kusur etmeyesin. "Bugün misafirine verdiğin minder gün gelir seni ihya eder." Büyükler boşa dememiş o saçları değirmende ağartmamış. Bir küçük tebessüm bile sadaka hükmündeyken bu kibir niye?
Ölüm
  Sizlere bir anektodumu paylaşmak istiyorum. Maksat hep birlikte kıssadan bir hisse çıkarmak.   Yazın memlekete izne gittiğimde kızım (1.5 yaşinda) uçaktan korktuğu için ağlama krizine girdi. Bebeklik dönemi boyuncada kolik(sancılı bebekler için kullanılan bir tabir) bir süreç geçirdiği için ara ara ağlama krizlerine girerdi. İstanbul Havalimanında camdan uçağı gördüğü için tekrar ağlama krizine girdi, ilk kez uzun bir yolculuk, aktarma, uzun ve yorucu neredeyse 24 saat süren bir yolculuk ve uykusuzluk minik bir bedende normal olarak kendisini ağlama krizi şeklinde açığa vuruyor. Fakat anormal olan durum şu o an oradaki yabancı insanların size olan muamelesi, hissettirdikleri. Ve üstelik bunu hemcinslerimiz kendilerinj bir kanıtlama çabası içerisinde yapıyor. Orada ben kızımı check-in kuyruğunda sakinleştirmeye çalışırken arkalardan bir kadin kucağında 3 yaş civarındaki kızıyla süzülerek önümüze geçip sırayı gasp etmesinin yanında benim duyacağım şekilde "benim akıllı kızım afferim sana, böyle uslu dur, böyle ağlama..." tarzında kızına konuşuyormuş havasında laf çarpa çarpa gitti. Bu anektot nereden mi geldi aklıma? Bugün otizimli evladı olan bir annenin yürek burkan sitemkar bir paylaşımını gördüm, oradan geldi. Kıssadan hissemiz şu: Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Bize en büyük acıyı etrafımızda bize bakan onlarca çift göz yaşatıyor. Bazen bir bakışla, bazen bir sözle, bazen yanındakiyle konuşuyormuş havası veripte laf çarpıtmalar, bu kaçak dövüşler... Bazen en umulmadık darbeyi işte böyle hemcinsinden yersin. Aynı pozisyonda aynı şartlarda olmana rağmen. Kürtçe güzel bir atasözü vardır; "gurmi dore ji dore ya" yani ağacı kemiren örümcek kendi özünden türer. Türkçe'deki "ağaca balta vurmuşlar sapı bedenimden demiş" atsözüne benzer bir ifade. Umarım meramımı
1000Kitap
"Yanlış anlamak için tetikte bekleyene, doğruyu anlatamazsın." (Alıntı)
1000Kitap
Çünkü insan eğitilmesi zorunlu olan tek yaratıktır. Mahkum Tv Filmi
Dizi/Film