Yorumuma nasıl başlayacağımı bilemediğim bir andayım. Kitabı az önce bitirdim (muhtemelen postumu gündüz paylaşacağım) ve o kadar iyiydi ki… Giriş, gelişme kısmında gayet okeydim ama o sonuç kısmı… Nasıl böyle bir şey olabilir? Ve ben spoi vermeden nasıl yorumlayacağım? Neyse efenim..
Cerise, tüm 2. doğan olarak yirmi yaşına girip görüsünün ortaya çıkmasını bekleyen bunun için çabalayam bir kızdır. 20 yaşına girmesine 3 ay kalmıştır ve görüsü üç ay içinde ortaya çıkmazsa bir hizmetçi olup unutulacaktı. Cerise sonunun böyle olmasını istemiyordu evet ama en garibi Başrahibin 19 yıl boyunca Cerise’in yeteneğinin ortaya çıkması için beklemesidir. Çünkü hiçbir Kahin ya da Rahib’in yeteneğine kavuşaması için 19 yıl boyunca beklediği olmamıştır.
Bir gün Başrahip Cerise’yi yanına çağırdığında Başrahip’in transta olduğunu görürü ve transtan çıktığında Cerise’ye bir teklif sunar. Majesteleri Kian Hannibal Mortara’nın tapınak elçisi olarak Kralın Sarayında yaşaması ya da yanında kalması. Ama yanında kalırsa bir işe yaramayacağını söyler. Daha sonra ilk doğanların lanetini bozacak kişinin kendisi olduğunu öğrenir. Buna ihtimal vermese bile Tapınak Leydisi olarak gittiği Saray’da kafesin içinde bir kurbağa görür. Onun için çok tatlı olan kurbağaya uzandığında bir ok onun parmaklarından önce davranıp kurbağaya saplanır.
Kral kurbağanın ölümcül zehirli olduğunu söylerken Cerise’yi yermekten de geri durmamıştır. Ve o gün Cerise’nin bir gücünün olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kalır.
Kralımızı bu sahneden sonra bir süre ayyaş bir şekilde okuyoruz. Sürekli cariyesinin yanında ve kendini bilmez şekilde sarhoş…
Cerise ise, farkında olmadan sarayda yaşanan faciaları önlemeye başlar. Birisinin ona fısıldadığını duyduğunda uykusundan uyanır ve sarayda yangın çıktığını fark eder.