Ölüm, iki hece bir ömürdü. Bir nefesle başlayan hecenin devamını, üstümüze kapanan bir avuç toprak tamamlardı.
Ömer, o iki hecenin darağacında idam edilmiş gibiydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnce örtünün altında yaprak gibi titriyordum dışarıdan görünen belki de hastalıklı bir bedeni saran zelzeleydi. Fakat titreyen ruhumdu. Bir kere daha güvendiğim yerden kırılmıştım.
“Sana kimsenin zarar vermesine izin vermem.” diyen adam, kalbime en büyük zararı vermişti.
Bazı şeylerin telafisi yoktu. Bunu, ben üstümü değiştirip yatağın içine girdikten sonra lambamı kapatana kadar kapımın önünde bekleyen Karan çok iyi biliyordu. Ama hayat bir gündü, o da bugündü. Yaşamasını bilmek kadar, unutmasını da bilmek gerekiyordu. Bazı zamanlarda affetmemek en büyük kayıptı.
Onu affetmem geçmişi değiştirmezdi ama geleceği etkilerdi. Karan’ın affedilmeyi hak ettiğini, kalbim kırıldığında canı acıyormuş gibi bakan gözlerinde görmüştüm.
Bazen affetmeye değerdi…
Joshua Kabe, insanların farklı duygular yaşamasını izlemeyi seviyordu. Ona göre kayıp, keder ve korku hisleri gezegendeki en iyi uyuşturucular kadar zehirli ve zevkliydi