“Nietzsche’ye göre sürüden ayrılmak demek kaygıyı kurcalamak demektir. Aslında ömrümüzde iki seçenek vardır; ya herkesin yaptığını yapıp küçük insanlar olacağız ya da kendi yolumuzu çizerken edilgen bir konumdan yaratıcı bir konuma geçeceğiz.”
“Travma görülmek ister, dokunulmak ister, ama bunları kendi zamanında ve hızında ister.”
“Travma kendimiz için kurduğumuz hayatın çok ani bir olayla yıkılması; varoluşumuzda o anda hızlıca toparlayabileceğimizden çok öte bir yırtığın açılmasıdır. Kısacası travma kendilikte, deneyimde, hayatımızda, varoluşumuzda derin bir yırtık demektir.”
“Mesele ‘travmatik bir olay’ yaşayıp yaşamamak değil, yaşadığımız olayın kurduğumuz hayatta nasıl bir yırtık açtığı ve bizim bu yırtıkla ne yaştığımızla ilgilidir.”
“Travmanın ağır etkileri, ancak bölüp uzaklaştırdıklarımıza sahip çıkarak ve yarıklarımızı birleştirip kendimizi tekrar bir bütün olarak deneyimleyerek dinebilir.”
“Travmalardan arınmak diye bir şey yok. İrili ufaklı yarıklarımızla yaşamaya devam edeceğiz. İnsan olmak, biraz da yarıklarımızla, kırıklarımızla, çatlaklarımızla yoka devam etmek demektir. Yola devam ederken yine karşımızda iki seçenek var; yarıklarımıza, kırıklarımıza ve çatlaklarımıza sahip çıkmak veya onları görmezden gelmek. Eninde sonunda sahip çıkmak bize iyi gelecektir, ama bir süre yok saymaya ihtiyacımız varsa da kendinize çok yüklenmeyin.”