Şeyma Doğan

Şeyma Doğan
@seymadogann
10/10
·68 syf.··
2020 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 16:38
Bilinmeyen bir kadın... Uzun yıllardır baskı altında tutulmuş bir çocuk ve çocukluğun vermiş olduğu bir sabırsızlık, dış dünyaya açılma isteği en önemlisi de babasının ölümünden sonra açılmış bir boşluk, bu boşluğu dolduracağı sanılan mutlak bir aşk. Stefan Zweig’in “Korku” kitabında da kadın kahramanların ortak özelliklerinin bu olduğunu fark ettim. Irene’de de sabırsız ve dış dünyaya sabırsız bir şekilde açılma isteği vardı, bilinmeyen bir kadında da. Zweig’in bu iki kitabının sonunda tüm okurların hissettiği duyguyu ben de hissettim. Hem kitabın sonu gelsin istemiyordum hem de ne olacağını deli gibi merak edip, heyecanlanıyordum. Bilinmeyen bir kadının mektubunda beni en etkileyen şey, bu kadının aşkının bildiğimiz, alıştığımız, olağan bir aşk olmamasıydı. Bence Zweig, kitabın sonunda bıraktığı ikilemlerle okurunu silkelemeyi, düşündürmeyi oldukça iyi başarıyor. Gerçek aşk bilinmeyen bu kadının aşkı mı? Yoksa aşk sandığı şey bir saplantı mı? Tek taraflı bir aşk olsa bile bu aşkı iki kişilik yaşayıp, fedakarlıklar yapması beni gerçek aşkı sorgulamaya itti. Acıyı, üzüntüyü, heyecanı sonuna kadar hissettiğim bir diğer kitap oldu. Diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·70 syf.··
2020 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 00:30
Hayatının neredeyse hiçbir anında bir sorumluluk verilmeyen, sıkıntı çekmeyen ve yaşamının bir düzen doğrultusunda kurulu olduğu bir kadının iç dünyasının dışavurumunu okuyoruz biz aslında. Sorumluluk, aidiyet ve var olma duygusunun gerçekliği, Irene’nin yaptığı bir hata sonucunda ona kendisini gösteriyor. Hem hatası hem de bu hata dolayısıyla aslında değersiz, anlamsız gözüken her şeye karşı oluşan bir farkındalık duygusu arasında sıkışıp kalıyor Irene ve korku; hafife alınamayacak, insanı büsbütün saran üstün bir duygu olduğunu neredeyse her sayfada hissettiriyor. Okurken Irene ile birlikte korkup, heyecanlanıp, düşünceler arasında boğulup kalıyoruz. Yaptığı bir hata, evet. Fakat Irene’ye hem hak verip hem de haksız, suçlu bulduğum daha doğrusu hak/haksızlık arasında benim de sıkışıp kaldığım bir soru yer alıyor kitapta. Yıllar önce suç işleyen bir insan, yıllar sonrasında da hâlâ aynı insan olarak mı kalır? Suç hâlâ aynı insanın mıdır? Zamanın çoktan silip attığı bir hata için cezalandırılmayı hak eder mi bir insan?
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma