Öyle heyecanlıydım ki, varlığın beni bir tel gibi gerip titretiyordu. Sürekli senin etrafında dönüyordum, gergindim ve kıpır kıpırdım; fakat sen beni cebinde taşıdığın ve aklına gelmedikçe hiç hatırlamadığın saatinin, seni hiç usanmadan nabız atışlarınla birlikte takip ederek zamandan haberdar eden saatinin yayları kadar hissetmiyordun.
Evrenin Ruhu’nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.