Şeyma

Bazen bir şeyin içyüzü, yalan söyleyende doğru söyleyenden daha iyi belli eder kendini. Doğru, ışık gibi kör eder. Yalansa, tersine, her nesneyi değerlendiren güzel bir alacakaranlıktır.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan, tüm yalanlarını itiraf etmeden ölemezdi. Tanrı'ya ya da temsilcilerinden birine değil, bunun üzerindeydim ben anlayacağınız gibi. Hayır, yalanı insanlara, bir dosta ya da örneğin sevilen bir kadına itiraf etmek söz konusuydu. Aksi halde, bir yaşamda saklı kalmış bir tek yalan oldu mu, ölüm bunu kesinleştirirdi. Hiç kimse bu konuda hiçbir zaman doğruyu bilemezdi, çünkü doğruyu bilen tek kişi, sırrının üzerine yatan ölünün kendisiydi. Bir doğrunun böyle mutlak biçimde öldürülmesi baş dönmesi veriyordu bana.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Tüm insanlar hakkınızda iyi konuştu mu, vay halinize!
Sayfa 64·Kitabı okudu
Gerçi bazen yaşamı ciddiye alır gibi oluyordum.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Ben insan işlerinin ciddi olduğuna hiçbir zaman derinlemesine inanamamışımdır. Ciddiyet, eğer gördüğüm ve bana yalnızca eğlenceli ya da sıkıcı bir oyun gibi görünen bütün bu işlerde değilse, neredeydi, bu konuda hiçbir şey bilmiyordum. Gerçekten de öyle çabalar ve kanılar var ki hiç anlamam. Para için ölen ve bir "mevki" yitirdikleri için umutsuzlanan ya da ailelerinin mutluluğu için büyük tavırlarla kendilerini feda eden o tuhaf yaratıklara şaşkın ve biraz kuşkulu bir gözle bakıyordum hep. Sigaradan vazgeçmeyi kafasına koyup irade gücüyle bunu başaran o dostu daha iyi anlıyordum. Bir sabah bu adam gazeteyi açar, ilk hidrojen bombasının patladığı haberini okur, bunun harika etkilerini öğrenir ve hemen bir tütüncü dükkanına girer.
Sayfa 63·Kitabı okudu