Şeyma

Biz kendimizden iyi olanlara nadir olarak bel bağlarız. Daha çok onların toplumundan kaçarız. Tersine, çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi. Demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz: Önce kusurlu diye hüküm giymemiz gerekir. Yalnızca acınmayı ve yolumuzda cesaretlendirilmeyi dileriz. Kısacası, biz hem suçlu olmaktan çıkmayı, hem de kendimizi arıtmak için çaba göstermemeyi isteriz. Yeterli hayasızlık da yoktur, yeterli erdem de yoktur. Ne kötülük, ne de iyilik enerjisine sahibizdir.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yargıdan kaçmak zor olduğundan, doğasını hem sevdirmek, hem bağışlatmak nazik iş olduğundan, hepsi de zengin olmaya çalışırlar. Niçin? Bunu merak ettiniz mi hiç? Güç kazanmak için, elbette. Ama özellikle şunun için: Zenginlik insanı hemen verilecek yargıdan bağışık tutar, sizi metrodaki kalabalıktan ayırıp nikel kaplanmış bir arabaya kapatır, korunaklı geniş park yerlerinde, yataklı vagonlarda, lüks kamaralarda tecrit eder. Zenginlik, aziz dostum, henüz aklanma değildir, ama her zaman hoş karşılanması gereken ertelemedir.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Bir insanı zeki ya da yüce ruhlu kılan çabaları övmekle onu şöyle böyle sevindirirsiniz. Tersine, onun doğal yüce ruhluluğuna hayran olursanız, yüzü ışıldar. Buna karşılık, bir suçluya hatasının doğasından ya da karakterinden değil, talihsiz koşullardan ileri geldiğini söylerseniz, size derinden minnet duyar. Dahası, savunma sırasında ağlamak için bu anı seçer. Ne var ki, doğuştan dürüst ya da zeki olmakta bir meziyet yoktur. Nasıl ki doğuştan suçlu olmakla koşullar gereği suçlu olmak arasında sorumluluk bakımından fark yoktur kuşkusuz. Ama bu hergeleler bağışlanmayı, yani sorumsuzluğu isterler ve utanmadan doğayla ilgili birtakım doğrulamalar ya da koşullarla ilgili özürler ileri sürerler, bunlar çelişik olsa bile. Önemli olan, onların masum olmalarıdır, erdemlerinin, doğuşun lütfuyla, kuşkuya düşürülemeyeceğidir.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Hepimiz, Buchenwald Toplama Kampı’nda, kendisi de esir olan başvuru kayıt görevlisine gelip bir şikayette bulunmakta inat eden şu küçük Fransız’a benzeriz. Bir şikayet mi? Görevli ve arkadaşları gülüşüyorlarmış: “Olmaz, oğlum, burada şikayet yapılmaz.” Çocuk, “Bakın bayım, benim durumum ayrı. Masumum ben!” diyormuş. Hepimizin durumu ayrıdır. Hepimiz bir konuda başvuruda bulunmak istiyoruz! Herkes, her ne pahasına olursa olsun, masum olmak dileğinde, hatta bunun için tüm insan soyunu ve Tanrı’yı suçlamak gerekse bile.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Mutlu olmak için başkalarıyla fazla ilgilenmemek gerekir. Bunun üzerine, çıkış yolları kapanır. Ya mutlu ve yargılanır ya da bağışlanır ve sefil olacaksınız.
Sayfa 58·Kitabı okudu