Hz. Peygamber(s.a.v), Hak Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu söylemiştir: ‘Bir kulumu sevdiğim zaman, onun işitmesi, görmesi ve gönlü ben olurum. Benimle duyar, benimle görür ve benimle düşünür. ‘
Bil ki eûzü, ilahî huzura girmek için izin istemek ve kapıyı çalmak gibidir. Bir sultanın kapısına gelen kimse onun izni olmadan içeri giremez. Kur’an okumak isteyen kimse de edebî sevgili yüce Allah ile özel konuşmak istemektedir. Bunun için dilinin temiz olması gereklidir. Çünkü insanın dili boş söz, yalan, gıybet, iftira gibi şeylerle kirlenmektedir. Bu durumda kul eûzü çekerek dilini temizler.
Hz. Mevlânâ Mesnevî’de buyurur:
Kuşların sultanı leylektir. Onun ‘lek, lek’leri nedir, bilir misin? O: Hamdü lek, şükrü lek, mülkü lek, yâ Müsteân! ( yani hamd sana, şükür sana, mülk senin ey kendisinden yardım beklenen Rabbim!) demektir.
İnsanlar kendilerinde mânevi bir hazine olduğunu zannederler. Hakikatte varlık, kendine güvenme, nefsini sevmek, şeytana uymak halleri insanın en büyük düşmanıdır.