"Birkaç kör "Acaba biz de fili görebilir miyiz?" diye bir yere toplanırlar. Filin sahibi bu körleri filin yanına götürdüğünde bu körlerden kimisi filin kulağına, kimi ayağına, kimi karnına ve kimi hortumuna tutunur. Akabinde başlarlar birbirleriyle kavga etmeye: Filin ayağına tutunan "Fil direk gibidir" der. Kulağını tutan "Fil sofra gibidir" der. Karnını tutan "Küp gibidir" der. Velhâsıl körler filin hangi organına yapıştıysa o şekilde fil konusunda inanç sahibi oldular.
İşte taklit ehlinin durumu bu şekildedir ve onlar kendilerini bir inanca tahsis etmişler ve bir inançla sınırlanmışlardır."