Bizi endişe içine sokması gereken konu dışarıdakiler değil, bilakis kendimizde olan kötülüklerdir. Başkasının kirinden iğreniriz ama olması gereken şey kendi kirimizden kurtulmaktır. Ne zaman bir başkasının iğrenti durumunu görürseniz ondan iğrenmeyin. Peki ne yapacaksınız? Hemen kendinize bakıp benzer durumlarınızı düzeltin.
Nefret, kin, zulüm, hırs, inat, insafsızlık, böbürlenmek gibi tüm kötü huylar insanın kendisinde oldu mu ürkmez de bunları başkasında görse ürküp kaçar.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Ey mü'minler! Mallarınız, çoluğunuz, çocuğunuz, sizi Allah' ı zikretmekten alıkoymasın. Kim bunu yaparsa muhakkak o hûsrana uğrayandır. Birinize ölüm çatıp da "Yâ Rab! Benim ölümümü biraz geciktirsen de sadaka verip sulehâdan olsam." demeden evvel bizim size vermiş olduğumuz rızıktan infâk edin. Allah belirli zamânı gelince hiçbir nefsi geri bırakmaz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Sure 63, ayet 9-11