Bunların tahlili şöyledir: Nasıl ki oruçta yeme, içme ve cinsi münasebetten kesilmekle mide; haccın zorluğuyla beden, zekâtın çıkarılması ve sevilen malın verilmesiyle kalp denendiği gibi,*zikir de ancak Allah ile münacat ve muhaveredir.* Zikirden ya hitap ve muhavere kastedilir veya dil çalışmasını denemek için harf ve sesler kastedilir. Şüphe yoktur ki bu son kısım (kastedildiği takdirde namaz) bâtıldır. Zira dili hezeyanla kıpırdatmak; gafil bir kimseye en hafif gelen bir şeydir. Dil çalışması olduğundan imtihan ve zorluk değil, belki harflerin telâffuzundan konuşma kastolunur. Konuşma ise, kalpteki manalarını aksettirmeyince konuşma sayılmaz.