Allah Teâlâ, bütün hisleri, duyguları ve kabiliyetleri; her mahlûkun mahiyetine, mizacına ve yaratılış hikmetine en münasip sûrette takdir etmiştir.
Bu takdir yalnız insana mahsus değildir. Bilakis bütün mevcudat, kendi hilkat ölçülerine göre bir istidat, bir vazife ve bir tekrar kanunuyla techiz edilmiştir. Her canlı, her unsur, hattâ her atom; kendisine çizilen kaderî hudut içinde ilâhî bir emre boyun eğmiş, hikmetle tayin edilmiş vazifesini sessizce îfa etmektedir.