"
Görsel öğrenciler ödevlerini itina ile yaparlar. Kendi kendilerine kural belirlerler, mesela başlıkları kırmızı ile, alt başlıkları sarı ile yazıyorsa ve kazara alt başlığı kırmızı ile yazsa mutlaka o sayfayı yırtıp yeniden yazmayı göze alabilirler. Defterlerinde karalama olmaz; tertemiz kullanmaya gayret ederler.
"
"
... görsel yetişkinler okudukları kitapların filmlerini seyrettikleri zaman genellikle hayal kırıklığına uğrarlar, çünkü kendi hayallerinde filmlerden daha güzel şeyler kurgulamışlardır...
"
"
Öğrenme stillerinin bilinmesi, tembel veya yaramaz olduğunu sandığımız pek çok öğrencinin sadece stilleri bilinmediği ve dikkate alınmadığı için öğrenemediği veya istenmeyen şekilde davrandığı gerçeğinin anlaşılmasını da sağlayacaktır.
"
~ • ~
• Eski Orta Asya Türk toplumlarında aile hukuku ile ilgili kuralların bazı noktalarda eski Türklerin geleneksel dinî Şamanizm'den de etilendiği söylenebilir.
• Orta Asya'da yaşayan Türk toplulukları pederi aile yapısını kabul ederek, babanın hak ve yetkilerinin sınırsız olduğu pederşahi yapıdan uzak kalmışlardır. Pederi aile yapısında anne ve babanın soyları birbirine denk kabul edilmekte ve aile içinde yaşayan tüm bireyler özgür ve eşit sayılmaktadır. Bu kapsamda kadın ve çocuklar da söz hakkına sahip bulunur... Kadınlar, asla erkeklere göre ikinci plana atılmamış, onlarla çoğu konuda eşit kabul edilmişlerdir.
• Kız çocuğunun, rızası dışında evlenmeye hiçbir şekilde zorlanmadığı görülmektedir.
• Eski Türklere göre, evlenmenin hem bu dünya hem de öbür dünya hayatı için anlam ve önemi büyüktür... Ruhların öldükten sonra da yaşadıklarına inanılması sebebiyle, dul kalan kadının, eşinin ölümünden sonra onun ruhuna hizmet etmeye devam etmesi gerekiyordu.
• Aile hukukuna ilişkin tüm bu kurumlar değerlendirildiğinde, Türklerin genelde kendilerine özgü ve dönemine göre oldukça ileri sayılabilecek bir hukuk sistemini oluşturdukları söylenebilir.
~ • ~
Sayfa 113 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
•
Divan'da 'dul' kelimesinin tanımı yapılırken 'yawlak tıllığ begden kerü yalnğus tul yeğ' şeklinde bir atasözüne yer verilmiş; bunun açıklaması olarak da evli bir kadının, kendisine hakaret eden bir kocaya sahip olmasındansa dul kalmasının daha iyi olduğu belirtilmiştir.
•
Sayfa 105 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu