nişanla başlar. Kız ve erkek çocukların, evlenmek istedikleri kişileri ailelerin herhangi bir baskısı olmadan, kendi istekleri doğrultusunda seçme hakkına sahip oldukları görülmektedir. Ayrıca evlenecek çiftlerin önceden birbirlerini tanımaları ve eğer birbirini seviyor ve anlaşabiliyorlar ise o zaman evlenmeye karar vermelerinin uygun olduğu kabul edilmektedir.
Sayfa 43 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
'
Eski Türklerde kardeşlerin birbirleriyle oldukça yakın ilişkiler içerisinde oldukları dikkat çeken bir husustur. Orhun Yazıtları'nda konuyla ilgili kayda değer ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki, Yazıtlar'da Göktürk hükümdarı Bilge Kağan, kardeşi Kültigin'in ölümü üzerine duyduğu derin üzüntüyü anlatırken yasa boğulduğunu, üzüntüden gözlerinin görmez, aklının ermez olduğunu, gözlerinden yaş gelirken yüreğinden de feryat geldiğini söyleyerek acısının büyüklüğünü ifade etmeye çalışmıştır...
'
Sayfa 33 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
"
Eski Türk ailesinde çocuklar, yeri geldiğinde anne babalarından farklı düşüncelere sahip olabilmişler, anne ve babalar da çocuklarının bu düşüncelerine saygı göstermişlerdir... Aile içerisinde çocukların her daim söz hakları bulunmaktadır. Hatta çocukların evlenecekleri zaman eşlerini kendilerinin seçmeye haklarının olması da ebeveynlerine mutlak itaat yükümlülüklerinin olmadığının bir göstergesidir.
"
Sayfa 32 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
"
Kız çocukları da tıpkı erkekler gibi istenilmiş ve değer görmüştür. Konu hakkındaki bir örneği yine Dede Korkut Hikayeleri'nden verebilmek mümkündür. Hikayeler'de, kız çocuk sahibi olmak isteyen Bican adlı bir bey, Oğuz beylerinin hepsinin birlikte dua etmesiyle duaların kabul olunacağına inanıldığından, onlardan bir kız çocuğu sahibi olmak için dua etmelerini talep etmiştir. Oğuz beyleri bu talebi yerine getirmişler ve sonunda Bican Bey bir kız çocuğu sahibi olmuştur.
"
Sayfa 30 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu