Büyük hayallerim vardı ama hepsi paramparça olmuştu. Beni kabul etmeyen insanların ve çalışanlarını sömüren şirketlerin kol gezdiği toplumu suçlayıp kurbanı oynamıştım belki de.
“Aynı sürekli dönen atlıkarınca gibi. En önde kimse yokken herkesin önündekini kovalaması ne kadar da komik değil mi ? Yani mutluluğun daha iyi daha kötü veya kusursuz bir şekli yoktur dedi. Çok eğlenerek anlatmıştı ardından bardaktaki suyundan içti. Hayat hep bir kaos halindedir,koşullarınız ne olursa olsun işler her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir. Ancak diğer bir yandan bakarsak gerçekleşmesini asla hayal edemeyeceğiniz hoş süprizler sizi bekliyor olabilir. Çünkü hayatta iyi ki düşündüğümden farklı oldu dediğimiz çok şeyle karşılaşıyoruz. Planlarınız veya projeleriniz ters gidince bunu başarısızlık veya kötü şans olarak görmemeye çalışın. Eğer bunu yapabilirseniz o zaman hem kendinizi hem de yaşamınızı değiştirebilirsiniz.”
Bir gün dediğin sürece o hayalin asla sonu gelmeyecek. Güzel bir hayal olarak sonsuza dek sürecek. Gerçekleşmeyecek belki. Ama ben bunun da bir yaşam biçimi olduğunu düşünüyorum. Somut bir plana bağlanmayan hayaller kurmakta yanlış bir şey yok. Hayal kurmak günleri daha keyifli hale getirir.