Yani acılarımızın kaynağı olarak kendi varlığımız yerine her an suçlayabileceğimiz ve acı çekmenin bu varoluş için özsel nitelikte, gerçek tatmininse imkansız olduğu bilgisinden yeniden uzaklaşmak kaydıyla kaderimize küseceğimiz fakat karşılığında varoluşumuzla barışacağımız bir şeydir bu.
Fakat acı, hayat için özsel niteliktedir ve yoğunluğu öznenin doğası aracılığıyla belirlenir, dışsal olmaları nedeniyle ani değişikliklerin acının yoğunluğunu değiştirememeleri bu yüzdendir; hal böyleyken aşırı sevinç ya da acı her zaman bir yanılgıya ve kuruntuya dayanır.