Hayat dümenini tek başına cevirmeye mecbur kaldıkça ,bakıyorsun da kim sana şöyle bir selam vermeye kalksa ,ruhun "acaba"larla dolup taşıyor,şahsına durup dururken yakınlık gösterenleri soğukça selamlayarak yürüyüp gitmektesin.
Niye kızıp öfkeleneceksin onlara ki ,yok /yoksulluk ,insanları nerelerden nerelere başlarını duvarlara vura vura uçurmaktadır da ,peki sürünmeyecek,karnı tok,sırtı pek resmi makamların kokuşup bozuluşuna ne demeli ?Yüzlerine karşı içimden :'Böyle gelmiş ,böyle gider ..."deyip çıkmışımdır.