Sıkılmıştım; bu kendine has, katlanılmaz bir sıkıntıydı. Sanki göğsüme ıslak, ılık cıva doluyor, içeriden baskı yapıyor, göğsümü, kaburgalarımı zorluyordu; su kabarcığı gibi gittikçe şişiyormuşum gibi geliyordu ve bu küçük odada, tabut biçimli tavanın altında boğulacak gibi oluyordum.
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir bey iyi yürekliyse, hayranlık uyandırır! Ama bey vardır, ahmaktır, boş bir çuval gibi... İçine ne koyarsan onu taşır. Bizde böyle kabuk çoktur: Bir bakarsın eh, adama benzer gibi ama yakında görürsün ki, yalnızca bir kabuk! İçi yok! İçi yenilip, bitmiştir! Okutmak gerek bizim milleti, zihnini bilemek gerek ama ortada iyi bir bileği yok ki...
Sayfa 91 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu