Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum
Durup dinlenmeden değişen ebedî madde
gibi gözlerin
sırrını her gün bir parça veren
fakat hiçbir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan