Kübra Betül Ünal

Kübra Betül Ünal
@shakespeareokur
Cehennem bomboş, bütün şeytanlar burada
öğrenci
Hukuk
Ankara/Konya
26 Temmuz
14 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Önce bin bir renkli bir hayat görünür, hiçbiri birbirine benzemeyen yüzleri var gibi gelir insana; aslında o kadar monoton, o kadar ruhsuzdur ki aman ya Rabbi, görünen yüzler o kadar aynıdır ki… Gizlisi saklısı olmayan her şeyin ortalıkta yaşandığı, samimiyetsiz, hiçbir zorluğu olmayan, kolaycı, yüzeysel ve sade taklitten oluşan bir hayat…
Sayfa 58·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatında en memnun olduğu anlarında bile ruhundaki eksiklik duygusu bir başka ihtiyaçla dağlanıyor, şimdi zannediyordu ki bu ihtiyaç ancak böyle sıcak bir sevgiyle, böyle dostane, kardeşane bir vefa ile doyurulacak.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk budur. İnsan, kalpleri birbirine bağlayan bu bağları o zaman anlar.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum. Sende bir şey var, öyle bir şey ki hiçbirinde rast gelmiyorum. Öyle bir şey ki işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor. Ruhuma bir şifa, bir rahatlık geliyor! Dudaklarını, gözlerime dokunduğun zaman bütün canımın koşa koşa gelip toplandığın, orada sana ulaşmaktan mutlu olarak kaldığını hissediyorum. Hele şimdi bana öyle geliyor ki ben dünyada senden başka hangi kadını alsaydım hiçbirisiyle senin gibi olmayacaktım; senin gibi böyle samimi, ruhuma kadar, böyle canıma kadar samimi…
Sayfa 7 - Süreyya·Kitabı okudu
Hiç değilse.. hiç değilse pişmanlık duyabilseydi! Öyle bir pişmanlık ki, yüreğini yakıp kavursun, uykularını kaçırsın; öyle bir pişmanlık ki, düşlerini darağaçları, suda boğulmalar doldursun! Ah! Böyle bir pişmanlık nasıl, nasıl sevindirirdi onu! Acı ve gözyaşı da bir hayattır! Ama o işlediği cinayetten en küçük bir pişmanlık duymuyordu.
Sayfa 678·Kitabı okudu