Gàirnean

Gàirnean
@shakespearesso
Ubermensch olma yolunda ilerliyorum | Okuduklarımı ve kendimden karalamaları paylaşıyorum • Derin sohbet bağımlısı | Kahvesever | Doğasever | Optimist nihilist | Ateist
Yeni Tanrılar - Emil Cioran
10/10
·136 syf.··
2025 39. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 15:44
Bana rahat batıyor diyenlerin kitabı... Cioran'ı tanımıyorsanız ya da felsefesine hakim değilseniz, kesinlikle tavsiye etmiyorum. Eğer okumak için ısrar ederseniz, damağınızda ikindi uykusu sonrasında oluşan o buruk ve leş tadı bırakıyor. Cioran'la tanışmamız 3-4 yıl öncesine dayanıyor. İlk okuduğumda sabaha kadar dayak yemiş gibi hissettim. Gözlerimde sevinç gözyaşları ve kalbimde o minik heyecanla "Buldum." dedim, ben bana ait olan yazarı buldum. Bunlar benim kelimelerim olmalıydı. Çünkü zihnimde darmadağın duran düşünceleri bir araya getirmişti. Bu kitap da bildiğiniz her şeyi alt üst ediyor, yerine yenisi de koymuyor, gözlerini dikip size meydan okuyor hahaha... İşte bu kadar iştah açıcı bir kitap.. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor sizinle; sonrasında kapandaki peynire dönüşüyorsunuz. Eğer düşünmekten korkuyorsanız, kutsallarınız sizden önde gidiyorsa da okumayın! Zira kutsallarınızın içinden geçiyor. Peki bu kitabı neden okumalısınız? Yukarıda saydığım sebeplerden ötürü... Emil Michel Cioran
1000k
Yeni TanrılarEmil Michel Cioran · Redingot Kitap · 2019532 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Suluboya üzerine...
Suluboya yapmak bana sabrı öğretti. Bir alan kurumadan çizim yapmaya çalışırsam boya dağılıyor ve toparlaması zor oluyor. Boya sağlam bir zemine tutunmak istiyor. Haliyle beklemem gerekiyor. Başlarda bu beni sinirlendiriyordu, hemen çizmek için can atıyordum. Sonra fırçada kurduğum hâkimiyetin yerini zarafet aldı. Bana da sabır kattı. Öte yandan, renklerin birbirine karışması için bol suya ihtiyaç var. Bol temiz suya... Su kirli olursa renkler birbirine karışsa da bir önceki rengin kalıntıları onların harmonisini mahvediyor. İşte burada, fırçanın da boyanın da bir önemi kalmıyor. Bazen bir yere çok koyu giriyorum. Eyvah diyordum başlarda, bu buraya çok fazla. Şimdi ise bolca su alıp koyuluğu seyreltiyorum, dalgalı ahenkli bir görüntü veriyorum. Boyalar sanki birbiriyle aheste aheste dans ederken kuruyorlar. En zoru ise insan çizmek. İnsanları düşünüyorum, sanki ben insan değilmişim gibi onların hareketlerini gözlemliyorum. Genişçe bir gövde, çırpı bacaklar, eller cepte, gövdenin üstünde sabit bir kafa... Kulağa çok basit geliyor, ama iş yapmaya gelince canavara benziyorlar. Belki de ben insanları aç canavarlar olarak gördüğüm içindir. Tanrı'ya bir kez daha saygı duydum, acaba onun da en zor ve uğraştırıcı çizimi biz miydik?
1000k
Zəlimxan Yaqub demiş ki:
Çöldə çiçək oldum, çəməndə naxış, Şimşəkdə od oldum, buludda yağış. Sirli bir göz gördüm, nurlu bir baxış, Çevrildim çeşməyə, qarışdım çaya, Səni sevmək üçün gəldim dünyaya.
1000k
Aşk olsun.
"Seni kalbimle sevmem çünkü durur Bedenimle sevmem çünkü çürür."
1000k
Ben fikirleri seviyorum, insanları değil.
1000k