"Amerika çevre korkusunu' yaratan ve metalaştıran bir toplumdur -bu korku günlük yaşamı doyuran bir korkudur, kışkırtıcı ve düşman yaratıcıdır. Bu korkudan doğan endişe, kendisini canavarlara karşı gösterdiği kültürel hayranlıkla gösterir -bu tespit hem kavranması ve ehlileştirilmesi (dolayısıyla güçsüzleştirilmesi) zor olan hem de tehdit sunan bir şeyin adını koyma arzusundan doğmuştur. (..)
Erken dönem Amerikan tarihinin Müslüman canavarlar hikâyesinin önemli bir parçası olmasının sebeplerinden birine beyaz Amerika mitolojilerinde rastlanır. Amerika yerlileri ve Afro-Amerikalılar gibi Müslümanlar da Birleşik Devletler'in bir ütopya olduğu fikrine karşı durmuşlardır. ABD tahayyülüne göre, Müslümanlar beyaz ve (kesinlikle) Hıristiyan değildir. Birçok beyaz Amerikalının hala kendisine nispet ettiği atalarının Anglo-Sakson topraklarının aksine bunların kökleri kasvetli ve uzak diyarlardır. Kızılderililer, Afro-Amerikalılar, Meksikalılar, eşcinseller ve feministler gibi Amerika'nın birçok iç düşmanına ek olarak Müslümanlar da, Amerikan rüyasını tehdit eden bir dış tehdit olarak görülmüştür.