"aşk hatıraları demli çay gibidir (..), ilk bardağın tadına doyamazsın ama her hatırlanışında demliğe su çekersin, sonunda imamın abdest suyuna döner,”
Ama şu anda, muhasebeyi yaparken, fark ettim ki tarih harika düşlerle alakalı değildir; sıradan insanların günlük ihtiyaçları ile alakalıdır, dürüst insanların, hiç dürüst olmayan insanların, bencillerin; yani herkesin. Ve bütün bu düşüncelerin, aşklar, planlar ve kahramanca işlerin, bütün bu soylu şeylerin, evrenin müzesini “İnsanlık” başlığı altında doldurmak dışında hiçbir işe yaradığı yok. İşte hepsi bu.