İkinci Dünya Harbiyle beraber dış itibarlarımız Türkiye'yi evvelâ "memur" 1950'den sonra "mecbur" 1960'tan beri de "mahrum" saymanın ifadelerini taşır.
Hele son Kıbrıs işiyle beliren bu sonuncusu, evvela 134, sonra 64, daha sonra 50 yıldır aynada makyajını becermeye çalıştığımız Batılının, bizi ne nispette kendisine benzettiğine, kendinden saydığına ve benimsediğine, şaşmaz delildir.
Cumhuriyet devresinde, tam 5 yıl müddetle, düşmanlık bitmiş ve dostluk başlamış, yani öküz ölmüş ve ortaklık bitmiş ve tehlike mevzuu olmaktan uzak bir devletin, daha ziyade kayıtsızlık şeklindeki dış itibarına yol açmıştır.
Buna, kıymetler bareminde görünmeksizin Batı dünyasınca makbûl olmanın dış itibarı diyebiliriz.
Hizmetçilere tanınan hayat hakkı gibi bir şey...