B

Başlarının üstünde bir sokak feneri, büyük bir çınarı sanki içinden aydınlatıyordu. Üstlerine yaprak yaprak dökülen bu aydınlığın altında, bahar kokuları, çeşme ve kurbağa sesleri içinde birbirinden ayrıldılar.
Sayfa 128
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birbirlerinin varlığına sarılmış yürüyorlardı.
Sayfa 127
Dost olmuştular. Ve bu dostluk, çok evvelden geçeceği yollar hazırlanmış bir seyahata benziyordu. O kadar âlemleri birbirine yakındı.
Sayfa 117
Garip bir gülüştü bu. İnsan farkında olmadan ona cevap veriyor, kendi içinde bu gülüşün bir ağaç gibi büyüdüğünü, çiçek açtığını duyuyordu.
Sayfa 88
Genç kadın hep o sessiz gülüşü ile onu dinliyordu. Çok garip bir dikkati vardı. Adeta gözlerinde yaşıyordu. Nasıl gün dediğimiz şeyi, güneşin hareketi idare ediyorsa, onu da bu gözlerin parıltısı idare ediyordu. Mümtaz, ona baktıkça İclal'e hak veriyordu; gerçekten güzeldi. Bir yığın şahsi tarafı vardı.
Sayfa 84