Hayat da böyledir, Mefharet, hayat da böyledir. Çaresizlik ve tehlike anları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet o anları geçirmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lâzımdır o anlarda. Menfi, miskin, âciz bir tevekkül değildir bu. Anlıyor musun? İsyanın tekniğidir. Yani sabırdır. Müspet, enerjik, hedefli, iyimser bir sabır. Dikkat et sözüme. Bu dünyada ölümden başka hemen her şeyin bir çaresi vardır. Mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu ruhumuzun içinde halledebiliriz. Ben sana dün Aydın için ne dedim? Bak müfakâtını ne çabuk gördün. Şimdi de aynı şeyi söylüyorum.
Bak şu gül bile yalan söylüyor. Öyle taze bir duruşu var ki, manası: 'Ben solmayacağım, ben ebediyim’den başka bir şey değil. Yarına kadar solacak halbuki. Yalan söylüyor.
Besim eğildi, iri bir gül kopararak Selmin'e verdi:
- Bunu bir bardağa koy odana götür, karşısına geç, otur, zihnini boşalt, hiçbir şey düşünme, gözlerini buna dik, on beş dakika hiçbir tarafa bakma. İçine ummadığın bir ferahlık, bir bahtiyarlık dolacak. İnan bana. Bir tecrübe et.