Düşünme tarzımız , değer yargılarımız bunları kişinin kendisi seçmelidir. Bir başka kişinin ya da toplumun bu konularda belirleyici olmasına izin veremeyiz.
“Sorun çoğunlukla kişilerin bir telaş, kargaşa içinde yaşamaları ve kendilerini bulamamış olmalarındandır. Hayatın anlamını kendi adlarına çözemedikleri için dört bir yanda harıl harıl o anlamı ararlar. Belki yeni bir ev, yeni bir araba ya da yeni bir iş o boşluğu doldurur diye koşuşturup dururlar ve tabii ki umutları boşa çıkar.”
"Ben bunu nasıl açıkladım hep bilir misin? Bu insanlar sevgiye öylesine açlar ki, yerine ne olsa kabul ediyorlar.
Maddi nesneleri kucaklıyor ve nesnelerin de kendilerini kucaklamasını bekliyorlar. Fakat bu hiçbir zaman gerçekleşmiyor. Maddiyat sevginin, şefkatin, duyarlılığın, dostluk duygusunun yerini dolduramıyor."