Tatar Çölü bir subayın Bastiani Kalesine tayin edilmesiyle başlıyor. Sınır hattındaki bu kaleye coşkulu duygularla yol alan subayımız Giovanni Drago kaleye vardığında umduğunu bulamaz. Arkasındaki uçsuz bucaksız çölden dolayı risk içermeyen, herhangi bir muharebe görme ihtimali olmayan bir yerdir burası. Hemen üstünü ziyaret eder ve burada kalmak istemediğini söyler. Burda durmaya mecbur olmadığı ancak en azından 4 ay beklerse kariyeri için iyi olacağına inandırılan Drago sonrasında bambaşka şeylere de inanmaya başlıyor. Çölün hemen arkasında kendilerine saldırmayı bekleyen Tatarların Hikayesi.. Kahraman olma hayalleri, bekleyiş, yalnızlık, alışmak ve bağlanmak sonrasında hayal kırıklıkları en son olarak da ölüm yazarın dilinden bu duyguları en derinlerinizde hissedeceksiniz.