hazal ✶

hazal ✶
@shieldmaiden
tryna climb a wall that my mind has built ~๑
biyoloji lisans öğr.
eskişehir
ankara, 12 Nisan 2001
1.011 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 2)
200 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Fakat eğer bir kristali ilk kez oluşturuyorsanız bu durumda o kristalin biçim ve davranışını yöneten morfik titreşim de ilk kez oluşuyor demektir ve bu yüzden kristalin oluşması ilk başlarda biraz daha "zor" olacaktır. Başka bir ifadeyle, dağılmaya, bozulmaya ve çö­zünmeye daha yatkın olacaktır.
Sayfa 182 - konu sadece kristal değil....
Alıntı
Reklam
Yeterince uzun zaman tekrarlanan bir titreşim/rezonans örüntüsü, zaman içinde sabitleniyor ve ar­tık tabiat için vazgeçilmez icraat yollarından birisine dönüşüyor. Fakat ilk seferde, "tabiatın huyları" içinde yer almayan sıra dışı bir davranış yahut biçim ortaya çıkacağı zaman, belirgin bir zorluk ve engel de ortaya çıkabiliyor. Zira tabiatta ve evrende gördüğümüz tüm biçim, olay ve tepkilerin altında aslında böyle yönlendirici morfik rezonans örüntüleri yatıyor ve uzun zaman içinde sabit­ lenmiş, kararlı hale gelmiş rezonans örüntüleri, maddeyi alışıldık davranışları tekrarlamaya zorluyor. Kararlı ve tarihsel olarak sü­rekli tekrar edilen morfik alanların etkilerini her gün rahatlıkla izleyebilirken yeni morfik alanların ve titreşimlerin oluşturulma­ sı için çeşitli zorlayıcı etkenler ve enerji gerekiyor. Bu fikri, aklımı­za gelen düşüncelerden canlı ve cansız dünyadaki maddesel yapı­ların biçimlerine kadar her alanda düşünebiliriz.
Sayfa 180
Alıntı
Özleştik
çünkü ihmal ettim •
burada olmayı çok özledim 🐿️
1000Kitap
Dikkati dağınık bir nesil mi?
Bu bulgular, çalışmaya katılanların kronik olarak dikkat dağınık­lığı sıkıntısı çeken yeni nesle ait olabileceğini düşündürse de bul­ gular sadece genç katılımcılara has değil. Çalışmalardan bir tane­ sinde 18'den 77 yaşına kadar birçok farklı çevreden gelen insanlar çalışmaya dahil edildi. Dr. Wilson'un ifadelerine göre sonuçlar pek değişmiyor: "Bu oldukça şaşırtıcıydı. Yaşlı insanlar bile tek başla­ rına düşüncelere dalmaya pek istekli görünmüyorlardı." Dr. Wilson, bu durumun modern toplumun hızlı ritmini yansıtma­dığını, dahası insan zihninin çalışmasına dair temel bir gerçeğe işaret ettiğini düşünüyor: "İnsan zihni dünyayla etkileşime geç­mek için tasarlanmış. Kendimizle baş başa kaldığımız zamanlarda bile odak noktamız genellikle dış dünyadadır. Bu nedenle hala ol­dukça zorlu bir deneyim olan meditasyon veya düşünce kontrolü tekniklerine hakim olmayan insanların çoğu, dışsal faaliyetlerle ilgilenmeyi tercih ediyor." Bu durumun bir başka açıklamasının, bir şekilde zorlandığımız zaman gündüz düşleri kurmanın veya zihnin serbest biçimde do­laşmasının gittikçe güçleşmesi olabileceğini düşünen araştırma­cılar, araştırmalardan birinde katılımcıların sessiz düşünme du­rumunu evde denemelerine izin veriyorlar. Dr. Wilson, sonuçların yine değişmediğini söylüyor: "Deneye katılanlardan yaklaşık üçte birinin bir şekilde, mesela müzik dinleyerek yahut cep telefonla­ rıyla oynayarak ve hatta oturdukları yerden kalkarak 'hile yaptı­ ğını' tespit ettik. Görünen o ki bu deneyimden evde, laboratuvarda olduğundan daha fazla hoşlanmış değillerdi."
Sayfa 123 - (Wilson ve ark., 2014)
Araştırma-İnceleme
Reklam