Bu bulgular, çalışmaya katılanların kronik olarak dikkat dağınıklığı sıkıntısı çeken yeni nesle ait olabileceğini düşündürse de bul gular sadece genç katılımcılara has değil. Çalışmalardan bir tane sinde 18'den 77 yaşına kadar birçok farklı çevreden gelen insanlar çalışmaya dahil edildi.
Dr. Wilson'un ifadelerine göre sonuçlar pek değişmiyor:
"Bu oldukça şaşırtıcıydı. Yaşlı insanlar bile tek başla rına düşüncelere dalmaya pek istekli görünmüyorlardı."
Dr. Wilson, bu durumun modern toplumun hızlı ritmini yansıtmadığını, dahası insan zihninin çalışmasına dair temel bir gerçeğe işaret ettiğini düşünüyor:
"İnsan zihni dünyayla etkileşime geçmek için tasarlanmış. Kendimizle baş başa kaldığımız zamanlarda bile odak noktamız genellikle dış dünyadadır. Bu nedenle hala oldukça zorlu bir deneyim olan meditasyon veya düşünce kontrolü tekniklerine hakim olmayan insanların çoğu, dışsal faaliyetlerle ilgilenmeyi tercih ediyor."
Bu durumun bir başka açıklamasının, bir şekilde zorlandığımız zaman gündüz düşleri kurmanın veya zihnin serbest biçimde dolaşmasının gittikçe güçleşmesi olabileceğini düşünen araştırmacılar, araştırmalardan birinde katılımcıların sessiz düşünme durumunu evde denemelerine izin veriyorlar.
Dr. Wilson, sonuçların yine değişmediğini söylüyor:
"Deneye katılanlardan yaklaşık üçte birinin bir şekilde, mesela müzik dinleyerek yahut cep telefonla rıyla oynayarak ve hatta oturdukları yerden kalkarak 'hile yaptı ğını' tespit ettik. Görünen o ki bu deneyimden evde, laboratuvarda olduğundan daha fazla hoşlanmış değillerdi."
Sayfa 123 - (Wilson ve ark., 2014)