Bir abdal bir şehre gelmiş. Buranın halkı yabancılara hiç güvenmezmiş. “Defol!” diye bağırmışlar dervişe. “Hiçbirimiz seni tanımıyoruz!”
Derviş sükunetle yanıt vermiş. “Ben kendimi tanıyorum ya, önemli olan o. İnan olsun, şayet öbür türlü olsaydı, yani siz beni bilseydiniz ama ben kendimi bilmeseydim, çok daha fena olurdu.”
“Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?”