Zweıg’ın okuduğum 10.kitabı ve puanım 10/10:)
Kitabı diğer okuduğum hepsinden açık ara daha başarılı buldum.Kurgudan çok yaşanmış,gerçek olaylardan yola çıkarak yazılmış olmasından dolayı olabilir bu...Zira “Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor”kitabından da bu nedenle aynı tadı almıştım...
Konusuna gelince,Yahudiler için ilahi bir öneme sahip olan Menora’yı (7 Kollu Şamdan) bulmaya hayatlarını adayan Yahudileri anlatıyor.Yahudileri savaşmak nedir bilmeyen,sessiz,sakin,sadece dua eden,mağdur ve mazlum bir topluluk olarak göstermiş kitap...Doğuşundan itibaren kendisine;dünyada yerleşik bir yer bulamayan,sürekli göçebe olarak yaşamış bu dağınık toplumun tek amacı bir gün Kutsal Toprakları Kudüs’e gidip burada yaşamaktır.Kitapta geçen inançlarının en önemli simgesi Menora da Yahudilere benzetilmiştir.Tıpkı onlar gibi sürekli göçebe bir hayat yaşamış ve oradan oraya sürüklenmiş,yağmalamalarla sürekli sahip değiştirmiş,elden ele dolaşıp durmuştur.
Kutsal topraklarda,Kudüs’te,Süleyman Tapınağında duran şamdan Roma’nın Kudüs’ü yağmalamasından ve tapınağı yıkmasından sonra Roma’nın eline geçmiştir.Bu galibiyetinden dolayı Roma İmparatoru Titus,Roma’da Titus Kemeri’ni yaptırmış ve Yahudiler için kutsal olan objelerin gravürlerinin bulunduğu bu kemerin altından geçmek bile Yahudilere yasakmış...(Çünkü,bu kemer üzerindeki tasvirler yoluyla inançlarıyla ve kutsallarıyla dalga geçildiğini düşünüyorlar.)
Daha sonra da,Roma’nın Vandallar tarafından yağmalanmasından sonra bu şamdan yine el değiştirir.Şamdan’ı Vandallar’ın elinden kurtarmak için yola çıkan Benjamin ilk denemesinde buna engel olamaz,tüm ömrü şamdanı aramakla geçer.En sonunda Doğu Roma İmparatorluğu(Bizans)’ın Vandallar’ın elinden aldığı Şamdan’ı,İmparator I.Justinian döneminde geri almayı başarır.Kendince tüm ömrü boyunca