Hayatın anlam sağlayıcıları olarak geleneksel değerler çözündükçe, buna her bireyin kendi dağarından bir cevap üretmesi gerekiyor. Günümüzün ‘küresel mutluluk kültürü’ bize, “Ruhundaki iyilik hissine bir bak!” diyor, “eğer keyfin yerindeyse, doğru bir ömür sürüyorsun demektir.” Kendini iyi hissediyorsan, tamamdır!
Modern dünyada istenmeyen, hayal kırıklığı yaratan her seçim, hatta umulduğu kadar haz vermeyen her olumlu yaşantı bile, kişinin kendi kendisini suçlamasına yol açmaktadır. Kişi, tercih etmediği imkânlar ve kaçırdığı fırsatlar yüzünden pişmanlık duymakta, refah ve bolluğun ortasında mutsuz ve tatminsiz kalmaktadır. Modern dünyada klinik depresyonun bu kadar yaygınlaşmasının önemli nedenlerinden birisi de budur.
Depresif kişi, kimileyin hakikati bütün çıplaklığıyla gördüğü için acı çeker. Orada hayatı idame ettirmeye yarayan kandırmacalar sökmez. ‘Olumlu yanılsamalar’ melankoli ülkesinde işlemez. Her yerde hüküm süren acı, ruhun karanlığında daha kolay seçilir hale gelir.