Kadının arzusu ve hazzının kaynaklarına dönelim.
Louise Colet'nin birçok cinsel deneyim ve kadınların sırlarını içeren Memoranda'sı; George Sand'ın Michel de Bourges'a yazdığı birkaç ateşli mektup; Virginie Déjazet'nin sevgilisi, oyuncu Fechter'e, oynaşmalarını düşünüp düşünüp mastürbasyon yaptığını anlatan, sevgilisinin de anılarla tahrik olup aynı şeyi yaptığını düşlediğini -çünkü Fechter öyle söylemiştir- ileri süren dolaylı itirafları kuşkusuz geneli yansıtmayan istisnalardır. Kadının yazısı kurguda bile çok namuslu geçinir. George Sand'ın romanları iffetlidir; tabii Sand Gamiani'nin yazımına katkıda bulunmadıysa. Olsa olsa Lélia'daki kadın kahramanın, frijitliğinin yarattığı sıkıntılar ve bu işkenceyi kocasının kollarında alt edebilmek için boşuna çabalaması üstüne, kız kardeşine içini döktüğü sahne sayılabilir.
Genç kızlar günlüklerinde en fazla bedenlerinin keşfinden, flörtlerinin okşamalarından ve yarattığı heyecandan söz etmeye cesaret ederler. Kısacası, temelde, kadının arzusu ve hazzı konusunda erkeğin gözlemleri ya da varsayımlarıyla yetinmek durumundayız, yani yoğun, doymak bilmez, sınırsız bir hazzın kesinliğiyle daha seyrek ortaya çıkan, daha az kendiliğinden olan ve daha kolay karşı konabilen bir haz arasındaki gerilim var elimizde yalnızca. Erkeğin sevicilik üstüne imgeleminde doruk noktasına erişen bir tablodur bu.