Yunus Emre'den
Canım kurban olsun senin yoluna Adı güzel kendi güzel Muhammed Gel şefaat eyle kemter kuluna Adı güzel kendi güzel Muhammed Mümin olanların çoktur cefası Ahirette vardır zevk u sefası On sekiz bin âlemin Mustafa'sı Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sayfa 142
Tanrı'nın Evreni Yaratması
Yaratılışın oluşmasına imkan veren patlama aslında biraz da tanrının kendisini kendisine ifade etmesi olarak algılanmıştır. Aslında yaratılış tanrının kendisiyle konuşmasıdır. Sefirot'un Hokma ve Binah katmanlarından çıkan tanrısal idealar önce Tiferet Sefira'sı aracılığıyla sese dönüşmüş sonra da buradan Melkut Sefira'sı aracılığıyla sözcüklere dönüşmüştür. Bundan dolayı yaratım esnasında harflerin dağılması ve kozmosa şekil vermesi Kabalacıların harfler (otiyot) üzerinde geniş spekülasyon (tzerufim) yapmasına yol açmıştır. Tanrının Hokma Sefira'sından çıkan idealar, Tiferet ve Melkut boyunca sese yani ilk patlamaya veya yaratılışa dönüşmüştür. Bu biraz eski Mısır'da, Memfis'deki Ptah kozmoloji mitinde yaratılış ve söz arasındaki ilişkiden kalan bir mirasa kadar çıkarılabilir görünüyor.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kafası bu daracık dünyayla değil, yıldızlarla meşgul onun.
"Mutluluk mu? Hayatın zehrinin altın kasede sunulmasından başka nedir ki?"
Sayfa 142·Kitabı okuyor
"Adaletin zıddı olan adaletsizlik, haksızlık (zulm) bir şeyi kendi yerine değil de başka bir yere koymaktır. Yani onu yanlış yere yerleştirmek, yanlış kullanmak ve yanlış yapmaktır; haddi aşmak ya da yetersiz kalmaktır; kaybetmektir: doğru mecradan ayrılıştır; doğruya inanmama ya da doğru olduğunu bildiği şeyin doğruluğunu yalanlamaktır. Bundan dolayı insan adaletsiz bir fiil işlediğinde nefsini ona ait olmayan bir konuma yerleştirdiği için, onu yanlış yerde kullandığı (sûi isti'mâl) için, onun gerçek doğasının haddini aştığı ya da tam haddini veremediği için, onu doğru mecradan saptırdığı ve doğru olanın onun tarafından bilinmesini engellediği için bütün bu sebeplerden dolayı aslında o kendi nefsine zulmetmiş olmaktadır."
est in vita quasi cum ludas tesseris: si id quod jactu opus erat forte non cecidit, id quod cecidit arte corrigas. *hayat zar atmaya benzer: zar ihtiyaç duyduğun şekilde düşmezse, rastlantının sunduğunu sanat düzeltmek zorunda kalır.
Sayfa 38 - can yayınları
Alıntı