Sia Moria

"Dışişleri" mi, yoksa "dış işleri" mi? Zeka küpü TDK'mize göre hem bitişik hem de ayrı. Evet... Ayrı, çünkü TDK sözlüğünde böyle geçiyor. Bitişik, çünkü "Dışişleri Bakanlığı" derken bitişik söyleniyor. Açıklaması da şuymuş: "Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri, Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim Kurulu, Açıköğretim Fakültesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi vb." Komedi bitmedi: Günlük dilde "yükseköğretim" her zaman bitişik yazılıyor, "açık öğretim" ise ayrı. Hayır yani bunlar semantik veya sentaks açısından nasıl bir şey yaşadılar da biri "açık öğretim" diye ayrıldı da diğeri "yükseköğretim" diye birleşti. Kötü yola mı düştü bir tanesi?
TDK
Sia Moria
:D
Reklam
Veba
Bu stresin altında ezilenler için akıl rahatsızlığına sığınmaktan başka çare gözükmüyordu ki, zamanın şartları ile bu fanatik dinciliğe döndü. Kara Ölüm'ün ilk günlerinde toplu sapkınlık, kendini şehir şehir dolaşan binlerce kırbaççı tarikatlarda gösterdi. Sonra salgının yayılmasından Yahudiler sorumlu tutuldu.
Sia Moria
Burada da mı
Hristiyanlığın erken döneminde (MS ilk 3 yy), her musibet -kıtlık, deprem, salgın- toplu şekilde Hristiyanlığa geçişe sebep olmuştur. Hristiyanlık, hıyarcıklı vebaya ve çiçek hastalığına çok şey borçludur.
Sia Moria
Haklı bir bakış
BİTokrasi
Bitler, politikanın önemli bir parçası olmuştur. İsveç Hurdenburg'da, Orta Çağ'daki belediye başkanı seçimi anlatılır: "Adaylar masanın etrafına oturur, başlarını eğip sakallarını masaya koyarlar. Sonra bir bit masanın ortasına konur ve hangisinin sakalına giderse o, sıradaki yıl için belediye başkanı seçilir."
Sayfa 184·Kitabı okudu
Sia Moria
Çok ilginçmiş :)
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2022 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2022 19:18
Voltaire inat mı inat, müşkülpesent, her şeyi eleştiren, sivri, garip bir tip. Adeta 18. yüzyılda ölmüş, ruhu birkaç bölüme ayrılıp Ali Poyrazoğlu, Okan Bayülgen, Hıncal Uluç, Canan Karatay ve Enver Aysever'e reenkarne olmuş. Gerçi beyimiz Türk olarak doğmak istemezdi. Timon'a rahmet okutan Voltaire, (Candide ou L'optimisme) eserinde ise sivri dilini güzel kullanmış; banal "her işte bir hayır vardır" mantığıyla dalga geçmiş. Araya gereksiz bir şekilde tragedya eleştirisi, ırk eleştirisi, kültür vesair eleştirisi sokmasa olmazdı elbet. Leibniz olayı ise basit bir hayat görüşü olarak optimizmden biraz daha felsefî bir konu: Determinizm, olasılık, entropi, kozmos ve kaos gibi konular... Ama Voltaire de bunun farkında elbet. Yine de Leibniz'in söylemini basite indirgeyerek saldırmayı seviyor allahın manyağı. Korkulur...
Candide ya da İyimserlikVoltaire · Cem Yayınevi · 20207bin okunma
Sia Moria
:)