İnsan bir yerde kendini bırakmalı
Hiçe saymalı düzenini dünyanın
Yaşamalı şöyle alabildiğine
Büyük delilikler yapmalı
İçmeli
Sevmeli
Küfretmeli
-ÜYO
tiktok.com/sibelalieninstagram.com/sibelalien
Altın kural: Muhtaç olduğunuz hiç bir şeyi elde edemezsiniz çünkü "muhtaciyet" her zaman amcaoğlu olan "elde edememe korkusu" ile birlikte dolaşır. Biri misafirliğe geliyorsa, diğeri de gelecektir.
B kutusuna ulaşabilmemin en önemli şartı o kutuya bağımlı olmamak. Yani "olmazsa olmaz" gibi bir yerden yola çıktığımız zaman B kutusuyla ilgili titreşimimiz, bir "muhtaciyet" haline bürünüyor. Muhtaciyet halinde olduğumuz zaman da evrene konuyla ilgili yolladığımız sinyal otomatikman yoksunluk sinyali oluyor.
Farkında olmadan elektromanyetik alanımız "ben de yok, ben de yok, ben de yok, ben de yok" yayını yapıyor ve "ben de yok" yayını yüzünden B kutumuza girişimiz mümkünken, biz bunu kendi kendimize engelliyoruz.
Burada işte A kutusunu güzelleştirmeye geliyor iş. Kendimizi A kutusunda daha iyi hissetmeye başlamak ki B kutusu bir bağımlılık olmaktan çıksın. A kutusu ile B kutusunu eşitlemeyi becerdiğimiz saniye hoooop yaratım bizim oluyor.
Çoğu insan isteklerini daha çok A kutusundan kurtulmak enerjisiyle istiyor. Bu durumda B kutusu tümü ile bir can simidi halini alıyor. Canavar A kutusundan kaçma adına o B kutusuna öyle bir tutunuyor ki, yaratım toptan batıyor. Siz de isteklerinize güle güle diyorsunuz.