"ben bahçedeyim ve bakmayı öğreniyorum
bir ağaç devriliyor yaprağın ne önemi var
perde çekiliyor, kuşun kanadına tökezliyor hava
bir şeyler hücum ediyor aklıma:
kapanmayan kapının çıkardığı direnç sesi
doğmuş olmanın kimi tabirleri...
bırakalım caddenin kalabalığı göğe yükselsin
bırakalım güneş gece de gelsin
ama ışık yorgun gölge ölüme ilişiyor
aşk sadece bir ihtimal.
aşkı yaşayamadıktan sonra
hayatın ne önemi var! "
“konuşunca
konuşunca ilk kez gördüm ilk kez
çınar ağacının altından geçerken
ilk kez yapraklara basıp yürürken
çıtırdıyla güzelleşen uykuların ucundan
yavaş yavaş gördüm sessizlik çok doluymuş
çok yalnız çok habersiz...
şiirimle hayat arasında bir savaş var!
mehtapla gün arasında su ile buz arasında
yeryüzünün ellerine bahçeler düşüren
bir savaş var!
zaman aksıyor, yağmurun sesine öykünüyor taş
güvercinlerin adsız çırpınışları baharı demliyor
aşinayım bu uçmama konusuna
açıp korkmamak çiçekler gibi
akıp gitmemek su gibi rüzgar olup
şafağın yükünü olmamak gibi
aşinayım ben boy verdiğim yerde yanmak kanununa
benimle hayat arasında bir savaş var! “