Her zaman şöyle bir teorim vardı: İnsanlar hayatımıza en çok ihtiyaç duyduğumuzda girerler. Onları beklemediğimizde ya da zorladığımızda değil, hayır, evren onlara ihtiyaç duyduğumuzu bildiğinde gelirler
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşte aşk bu/İşte hayatı kutsal kılan şey bu. İşte bu, diye düşünmüştü. Aşk bu. Bundan emindi
Ama o iş öyle değildi. Aşk zor, karmaşık ve acımasızdı, evet ama aynı zamanda kolay olması gereken bir şeydi; rahat ve güvenli olmalıydı. Adelaide’ın hissettiği şeyse bunların hiçbiri değildi, daha çok kalbi yavaş yavaş rendeleniyormuş gibiydi.
Rory Hughes tarafından sevilmek için ne kadar çaresizce, zavallıca ve tutkuyla mücadele ettiğini düşündü; çünkü geçmişi ona sevginin fedakarlık istediğini, sevgi için mücadele etmesi gerektiğini öğretmişti. (Gerçek sevgi için savaşmaya gerek olmadığını yıllar sonra anlayacaktı.)