Ruhumuz, Allah tarafından ve Allah için yaratıldı. O'nu tanımadan asla gerçek huzuru bulamayız. O'nsuz asla 'tam' olamayız. Şifa veren O'dur. İçimizdeki yara, O'nsuzluğun yarasıdır. Maddiyatla nasıl iyileşebilir ki?
Zihni felsefi şüphelerle kararmış genç bir adam, bir mezarlıkta ney çalan Aynalı Baba’nın rehberliğinde açılan mana kapıları ve hiçlikten varlığa, Buda’nın sarayından Zümrüdüanka’nın kanatlarına uzanan sarsıcı bir içsel seyahat... Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin tasavvuf felsefesini, alegorik anlatımı ve derin insan psikolojisini dâhice harmanladığı o ölümsüz eseri "A'mâk-ı Hayal"i okumak; madde dünyasının tüm yanılsamalarından sıyrılıp ruhun o en derin, en asil dehlizlerinde kaybolurken, kendi hakikatinizle soluk soluğa yüzleşmek demek. Türk-İslam düşünce edebiyatının bu en büyük, en görkemli ve şifa veren şaheserini kesinlikle tavsiye ederim.