Puan vermedi·64 syf.··
2026 152. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 15:57
Türkiye’nin İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmıştır. İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım; Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
1000Kitap
Uruk'un Ölümsüz Kralı GılgameşRobert Krugmann · Yurt Kitap Yayın · 2003152 okunma
hastasıyız böyle kraliçelerin yalan mı
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:07
hastasıyız böyle güçlü kadın karakterlerin yalan mı söyleyelim yani… tek kelime ile bayıldım BA-YIL-DIM. Rus folklorunu bize hissettiren, güçlü kadın karakter ile dünyaya çok da güzel mesaj veren bir kitaptı. Vasya gibi karakterler, sadece bir kurgu kahramanı değil; insanın içindeki o dizginlenemez özgürlük arzusunun birer temsilcisi resmen. O "ben sizin bu isteklerinize sığmam, boyun eğip onaylamam" duruşu hepimize bir ilhamdı bence. Kitabı kısaca özetlemek gerekirse; Vasya ilk kitabın sonunda o bildiği, sığındığı her şeyi geride bırakıp yola düşüyor. İlk kitabın sonundaki gitme sahnesinden başlıyor kitap. Aslında bakacak olursak yaptığı şey tam bir başkaldırı; çünkü o dönem Rusya’sında bir kadınsan önünde ya evlilik var ya da manastıra gidip rahibe olma. Vasya ikisini de reddediyor. Çünkü ikisi de onun istediği şeyler değil . Özelikle sorgulayıcı bir tarafına apaçık ilk kitapta şahit olduğumuz Vasya için rahibe olup tanrıya ibadet etmek asla onluk değil. Bu yüzden o da yanına sadık atı Solovey’i alıp erkek kılığına giriyor ve uçsuz bucaksız ormanlara dalıyor. İşler beklediğinden çok daha karmaşık bir hal alıyor tabii. Biz bunları kitapta an be an okuyarak şahit oluyoruz. Bir ara Morozko geri dönmeye ikna etmeye çalışıyor ama bizm kız ikna olur mu? Olmaz tabi. Sonra o da kendini bir anda Moskova’nın o karanlık siyasi oyunlarının ve şehri esir alan tuhaf yangınların ortasında buluyor. Bir yandan 'Vasilili' kimliğiyle erkeklerin dünyasında hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan hem geçmişiyle hem de şehre çöken o kadim karanlıkla boğuşuyor. Özellikle Kış Kralı Morozko ile arasındaki o tekinsiz, bir o kadar da çekici bağ (ah ah bu ikisinin arasındaki o anlaşılmaz ner çizgileri olmayan bağ…BUDUR BENİ HEYECANLANDIRAN) hikayeye çok başka bir hava katıyor. Vasya’nın kendi
Bir Kış Gecesi Masalı 2Katherine Arden · Ephesus Yayınları · 2021472 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Nesîmi divanı incelemesi
Puan vermedi
Nesimî, şairlik gücünü fikirlerini yaymak için kullanıyor. Tanrı’nın insan yüzünde tecelli etmesi ve “vücudun bütün organlarını harflerle izah” gibi fikirleri, dönemin din adamları tarafından tepkiyle karşılanıyor. Halep uleması, görüşlerinin İslam’a aykırı olduğu görüşüyle öldürülmesi için fetva veriyor. Mısır Çerkes kölemen hükümdarı Muavyed Şeyh’ in onayını alan saltanat naibi Emir Yeşbek tarafından boynu vurulup derisi yüzülmek suretiyle öldürülüyor. Görüşleri vahdet-i vücud/ varlık birliği adı altında ele alınıyor. Bu bir sufi metafiziğidir. Bence de Allah’ın kulları üzerinde belli Esma’larıyla tecelli etmesi oldukça etkileyicidir. Nesimi benim gözümde Türklerin hallac-ı mansur’udur. Benzer akıbetlerle katledilmişlerdir ve dönemlerinin en büyük velileridirler. Nesimi diyor ki; yaratanla yaratılan tek ve "bir"dir. Ona göre kendiliğinden var olan (kaimun bizatihi) varlık (vücûd) birdir; o da Hakk Teâlâ'nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Her şey bir gün ana kaynağına (ona) geri dönecektir. Hiçbir şey yok olmaz her şey dönüşür. Bu yüzdendir ki Bağdatlı hallac, “Ene’l hak” dedi ve bu katline sebep oldu. Fikrimce o “Ben hak’tan gayrı değilim” demek istedi, tabiidir ki Hallac-ı Mansur da, seyyid Nesîmî de içindeki yaşadıkları yüzyıla ait değildirler; çünkü kendi çağdaşları arasında, onların derinliklerini anlayabilecek olan ruhları pek bulamazlar. Bu yüksek ruhları bedevi kültürü içinde asimile olanların zaten anlaması da pek mümkün değildir. Onu yargılayan derisinin yüzülmesine fetva veren müftü için en doğru cümleyi yine Nesîmî kuruyor ve diyor ki “Aşık canını verir, zahid parmağını veremez” ‘’Hiç kimse Nesîmî sözünü fehm edebilmez bu kuş dilidir bunu Süleyman bilir ancak.’’ (Fehm etmek: Anlamak) Bu divanda en bilinen
Seyyid Nesimi Divanıİmadəddin Nəsimi · Can Yayınları (Ali Adil Atalay) · 200060 okunma
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 02:24
İnce Memed 1 – Dağları Delip Geçen İncelik Neden bu kadar beklettim bilmiyorum. Bazı kitaplara çok geç kalıyorum sanırım:) Herşey zamanında olur deyip işin içinden sıyrılayım .İnce Memed'ime geçeyim. Düşünün ki bir çocuk var; zayıf, çelimsiz, sessiz… Ama içinde volkan gibi bir isyan taşıyor. Kimseye belli etmiyor ama "Bu düzen böyle gitmez," diyor içinden. Sonra bir bakıyoruz, dağa çıkmış. Hem Abdi Ağa’nın korkulu rüyası olmuş, hem köylünün rüyası. İnce Memed, gönlünde sevda, elinde tüfek, arkasında koca bir halk… Ve önünde uçsuz bucaksız Toroslar. Konu aslında tanıdık: Ezilenler, ezenler… Yani bu seferki köylü versiyonu "bana dokunmayan yılan bin yaşasın"ın iflası. Çünkü o yılan gelip herkesi sokuyor. Memed, bu düzene "dur" diyenlerden. Ama bu "dur" bizim gibi bir tweet atmakla olmuyor, tüfeği kuşanıp dağa çıkmakla oluyor. Bu dönem öyle bir dönem ki; ne mahkemeye gidip hakkını arayabiliyorsun, ne de sesini çıkarabiliyorsun. Çıkarırsan ya dayağını yiyorsun ya da köyden sürülüyorsun. Açlıkla, korkuyla, suskunlukla sınanıyor insanlar. Kadınlar sabah ezanıyla kalkıp tarlaya gidiyor, erkekler ağanın gölgesinde ezile ezile çalışıyor. Okul yok, yol yok, hak yok. Yani kimsenin başını kaldıracak mecali yok. Ağalık Sistemi: Yerin dibine giresiciler.. Halkın sırtına binmiş, "Ben ağayım, bana çalışacaksın" diyen Abdi Ağa gibilerin sistemle dansı. Bunlar öyle tipler ki; birine tütün ektirir, sonra mahsulü alırken “Hadi canım, senin payın bu kadar” deyip adamın eline üç buğday tanesi verir. Adalet? O da Abdi Ağa’nın ceketinin cebinde kayıp. Memed de "Ben bu ceket cebine sığmam" deyip yollara düşüyor. Aşk, Dağ, Silah ve Şiir: Her Şey İçinde Hatçe var bir de... Memed'in sevdiği. Ama bu sevda da kolay değil. Hem köyde namus diye dolaşan dedikodular var, hem de araya giren
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki:
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 17:06
Hadis-i kudsînin metni şöyledir: مَا وَسِعَنِى سَمَاۤئِى وَلاَاَرْضِى وَلٰكِنَّ وَسِعَنِى قَلْبُ عَبْدِىَ الْمُؤْمِنِ “Ben göklere ve yere sığmam, fakat mü’min kulumun kalbine sığarım.” El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 2:165; İmam-ı Gazâlî, İhyâ-u Ulûmiddîn, 3:14.
Din İslam
Kırk Kudsi Hadisİmam Gazali · Pamuk Yayıncılık · 2022266 okunma
Puan vermedi·270 syf.··
2023 23. kitabı
Allah” hiçbir şeye sığmam mümin kulumun kalbine sığınırsın.” buyururken ya benim kalbim mühürlü müydü ?? Eğer kullarım sana benden sorarlarsa, muhakkak ben (onlara) çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık veririm. Son kez kalbini yokla. Rabbimiz ! Bizi doğru yola eriştiredikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu bol olan yalnız sensin. @sayfalardabulusanlar birlikle okuduğumuz Süleyman Dama hocamızın değerli kaleminden #dingünü kitabı ile geldim. Kitabı gelince; Kur’an’dan ve sünnetten yola çıkılarak mahşeri yakaza halinde yaşayan veli bir kulun anlatımına dayanan ayetlerle desteklenen dünyada kendimize çekidüzen vermemiz mahşere dünyadayken hazırlık yapmamız gerektiğini vurguluyor. Korkuyla ümit arasında yaşamamız gerektiğini bize hatırlatan bizi din gününe hazırlayan bir kitap. Daha önceden Süleyman hocamızın başka kitaplarını okumuştum ve çok sevmiştim gerçekten yazarımızın kalemi çok maneviyat dolu. Bu kitapla beraber muhakkak "Sultanım" kitabını da okumanızı öneriyorum. Sizi huzura sürükleyen ve düşündüren güçlü bir kalem türü sevenlere kesinlikle okumalarını tavsiye ederim. Kitapla kalın #sayfalardabuluşanlar #süleymandama #tasavvuf #dinikitap #dingünü
Tasavvuf ve Din
Din GünüSüleyman Dama · Menekşe Kitap · 202246 okunma