Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda.
Ve rüzgar burusturuyor polis raporlarini
kadinlar fazlasiyla günaha giriyorlar
bazi solgun gömleklerin çözük dügmelerinden
çelik tirpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satirlari arasinda.
Gece arsizca kükrüyor pasli beyninde sehrin
küfre yaklastikça inancim artiyor.
Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acılar çekebilecek yasa geldigim zaman
acıyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
“Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?”
Nesimî, şairlik gücünü fikirlerini yaymak için kullanıyor. Tanrı’nın insan yüzünde tecelli etmesi ve “vücudun bütün organlarını harflerle izah” gibi fikirleri, dönemin din adamları tarafından tepkiyle karşılanıyor. Halep uleması, görüşlerinin İslam’a aykırı olduğu görüşüyle öldürülmesi için fetva veriyor. Mısır Çerkes kölemen hükümdarı Muavyed Şeyh’ in onayını alan saltanat naibi Emir Yeşbek tarafından boynu vurulup derisi yüzülmek suretiyle öldürülüyor. Görüşleri vahdet-i vücud/ varlık birliği adı altında ele alınıyor. Bu bir sufi metafiziğidir. Bence de Allah’ın kulları üzerinde belli Esma’larıyla tecelli etmesi oldukça etkileyicidir. Nesimi benim gözümde Türklerin hallac-ı mansur’udur. Benzer akıbetlerle katledilmişlerdir ve dönemlerinin en büyük velileridirler. Nesimi diyor ki; yaratanla yaratılan tek ve "bir"dir. Ona göre kendiliğinden var olan (kaimun bizatihi) varlık (vücûd) birdir; o da Hakk Teâlâ'nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Her şey bir gün ana kaynağına (ona) geri dönecektir. Hiçbir şey yok olmaz her şey dönüşür. Bu yüzdendir ki Bağdatlı hallac, “Ene’l hak” dedi ve bu katline sebep oldu. Fikrimce o “Ben hak’tan gayrı değilim” demek istedi, tabiidir ki Hallac-ı Mansur da, seyyid Nesîmî de içindeki yaşadıkları yüzyıla ait değildirler; çünkü kendi çağdaşları arasında, onların derinliklerini anlayabilecek olan ruhları pek bulamazlar. Bu yüksek ruhları bedevi kültürü içinde asimile olanların zaten anlaması da pek mümkün değildir. Onu yargılayan derisinin yüzülmesine fetva veren müftü için en doğru cümleyi yine Nesîmî kuruyor ve diyor ki “Aşık canını verir, zahid parmağını veremez”
‘’Hiç kimse Nesîmî sözünü fehm edebilmez
bu kuş dilidir bunu Süleyman bilir ancak.’’
(Fehm etmek: Anlamak)
Bu divanda en bilinen
Seyyid Nesimi Divanıİmadəddin Nəsimi · Can Yayınları (Ali Adil Atalay) · 200060 okunma
“Senden tek dileğim var, özel imtiyaz değil
Kulun kula ibadeti farz değil
Haşa yaradan gibi beş vakit namaz değil
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.”