Çeviri Şiirler

Çeviri Şiirler
@siirceviri
ANDREY VOZNESENSKİ - İLK BUZ
Telefon kulübesinde titriyor bir kız Büyük mantosunun içine gizlemiş Gözyaşlarının dudak boyasına Karıştığı yüzünü. İncecik avuçlarına hohluyor Parmakları buz tutmuş. Bir başına dönecek evine Buzlu sokaklarda. İlk buz. Buzun ilk tutuşudur. Telefon cümlelerinin ilk buzu. Donmuş yaşlar parlıyor yanaklarında Gönül kırıklığının ilk buzları.
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ANDREY VOZNESENSKİ - SEN
Hiçbir zaman rüyalarıma girmiyorsun Sen. Gerçekte yaşayışım senin varlığınladır. Rüyalara giriyor bunun dışında her şey. Ve bunlar kötü rüyalardır. Saten yastığında uyuyorsun. Güneşte tamamen yandın, Bir çay süzgeci gibi nefes alıyor Traşlanmış koltukaltı. İşte Sofia rıhtımı! Gıcırtısı balkon kapısının. Ballanmış metafiziği Senin kokunu veren ıhlamurların.
Şiir
Andre Breton - O Taraçaların
O taraçaların en üstlerinden biz kuşları daim büyüyen sen Her gece çiçekli bir dal yapan omuzlarından o kuşlar biz o canım Arabanın kollarına O kuşlarınız biz kıvılcımlardan daha parlak fışkıran bileğinden O iç çekişleriyiz camdan heykelin o dirsekleri üzerinde kalkıp doğrulan uyurken biri gedikler açılan o pırıl pırıl yatağında gedikler ki oradan mercan ormanlarda o düzlüklerde geyikler görünür Sonra çırılçıplak kadınlar ta derinlerinde bir Maden ocağının Hatırlarsın sonra sen uyanır trenden inerdin Şöyle bir durup bakayım demezdin o koca koca barometrimsi Köklerin peşindeki lokomotife şöyle bir O ki sızlanır durur bakir ormanlarda ölümcül kazananlardan Sızlanır durur o sümbül tüten bacalardan gömlek değiştiren Mavi yılanlardan O zaman biz senin önünden gidiyorduk biz o değişmelere Bağlı bitkiler Birinin her zaman suçüstü yakalayabileceği o her gece işaretler Yapan biz O hani evi yıkılırken hani birbirine karışmış bir yığın acayip şeyin Önünde şaşırıp kalan Sonra yatağını sofayı merdivenini arayan hani Merdiven dallanır budaklanır büyür durmadan Götürür değirmen taşından bir kapıya genişler nasıl bir Alanda birdendire Kuğular gibi sırtını çıkarır kanadını açar bir sahanlık yapar Bir yerini ısıracakmış gibi kendi üstüne kıvrılır Ama basamakların ayağımızın altında çekmeceler gibi birer birer
Şiir
Andre Breton - Olmak
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya da düşen kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanlarının en küçük bir kalınlığı yok. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Başa takılan süslerle çevrilmiş küçük bir şey o. Umutsuzluk o. Kopçası bulunamayan inci gerdanlık, bir ipe gelmez, böyle bir şey işte umutsuzluk. Gerisinden, ondan hiç söz etmeyelim. Başlamışsak bitiremeyiz umutsuzluğu. Saat dört sularında avizeden umutsuzlanırım ben, gece yarısına doğru da yelpazeden umudumu keserim, tutukluların cigaralarından umutsuzlanırım. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Yüreği yoktur umutsuzluğun, el umutsuzlukta hep soluk soluğa kalır, umutsuzlukta kalır öyle aynalar, bize asla ölüp ölmediklerini söyleyemezler. Beni büyüleyen umutsuzluğu gördüm ben. Yıldızların türkü söyledikleri vakit gökyüzünde uçan bu mavi sineği seviyorum. Şaşılacak, o uzun dolu tanelerine benzeyen umutsuzluğu, o kendini beğenmiş o öfke küpü umutsuzluğu büyük çizgileriyle tanıyorum. Her gün herkesler gibi kalkıyorum, kollarımı çiçekli bir kâğıda uzatıyorum, hiçbir şeycikler hatırlamıyorum, ama hep umutsuzluğun yardımıyla o geceden koparılmış güzelim ağaçları görüyorum. Odanın havası davul tokmakları gibi güzel. Zaman
Şiir
Alan Ginsberg - Şiir Sanatı
AKADEMİLER İÇİN: Kendini bilmez bir yığın cahil cühela korkak ve cansıkıcı herif kalkıp şiire saldırıyor. Şiirin nasıl yaratıldığını bilmeden. Bu düdüklerin yoluna bir şiir çıksa, onu tanımadan geçip giderler. Geçip gitseler gene iyi, güpegündüz ırzına geçerler onun. POLİTİKACILAR İÇİN: Benim şiirim çılgınlıktır, meleksel çılgınlık! Tamam mı? Benim şiirimin, kimin kime ateş etmesi gerektiği konusundaki materyalist önerilerle hiçbir ilgisi yoktur. Birey, düş gücünün gizleri... bir başka deyişle, koşullara sığmayan can, böylesi bilinçlilikler için satılığa çıkarılmamıştır. Evren yepyeni bir çiçektir. Ve Amerika bir gün keşfedilecektir.