Pathos

Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç! Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince, Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül! Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.
Sayfa 96 - Yahya Kemal:
Şiir
Reklam
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş; Eşini gâib eyleyen bir kuş Gibi kar Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar... Ey kulûbun sürûd-ı şeydâsı Ey kebûterlerin neşideleri, O baharın bu işte ferdâsı: Kapladı bir derin sükûta yeri Karlar Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar Ey uçarken düşüp ölen kelebek Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek Gibi kar Seni solgun hadîkalarda arar; Sen açarken çiçekler üstünde Ufacık bir çiçekli yelpaze, Na'şın üstünde şimdi ey mürde Başladı parça parça pervâze Karlar Ki semâdan düşer, düşer ağlar! Uçtunuz, gittiniz siz ey kuşlar; Küçücük, ser-sefîd baykuşlar Gibi kar Sizi dallarda lânelerde arar. Gittiniz, gittiniz siz ey mürgân, Şimdi boş kaldı ser-te-ser yuvalar; Yuvalarda yetim-i bî-efgan! Son kalan mai tüyleri kovalar
Sayfa 84 - Cenap Şahabeddin:
Şiir
Eyvah!.. Ne yer, ne yâr kaldı Gönlüm dolu âh u zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden Gitti ebede, gelip ezelden. Ben gittim, o hâksâr kaldı, Bir gûşede târmâr kaldı; Bâki o enîs-i dilden eyvah, Beyrut'ta bir mezar kaldı.
Sayfa 76 - Abdülhak Hamid Tarhan:
Şiir
Ruhumda gizli bir emel mi arar Gözlerime bakıp dalan gözlerin? Aklıma gelmedik bilmece sorar Beni hülyalara salan gözlerin!
Sayfa 82 - Rıza Tevfik Bölükbaşı:
Şiir
Eski libas gibi aşıkın gönlü Söküldükten sonra dikilmez imiş Güzel sever isen gerdanı benli Her güzelin kahrı çekilmez imiş Bülbül daldan dala yapıyor sekiş O sebepten gülle ediyor çekiş Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş Kıyamete kadar sökülmez imiş Sevdiğim değildin böylece ezel Aşkının bağına düşürdün gazel İbrişimden nazik sandığım güzel Meğer pulat gibi bükülmez imiş Seyrani'nin gözü gamla yaş imiş Aşkı sevda cümle derde baş imiş Ben bağrımı toprak sandım taş imiş Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Sayfa 66 - Seyrani:
Şiir
Reklam