Pathos

10/10
·312 syf.·
2025 143. kitabı
Tam da aşk şiirlerini kendimden uzak tutmaya çalıştığım bir dönemde okuyorum seni. Ne yazık ki sen aşk şairlerinin en sultanısın. Acı, dramatik ve tutkulu bir aşkın/hayatın/şiirin içinden seslendiğinde, bu sesi işitmemek imkansız. İmkansızın şarkısını en güzel terennüm eden şiirlerinden sırtımı dönemedim. Bir kez daha açtığın çukura düştüm. Klasik edebiyatla dünya şiirine yön veren İran edebiyatının, modern şiirde de etkili olabileceğini gösteren ilk şairlerinden... Çalkantılı bir hayatıyla (erken evlilik, boşanma, oğlunun elinden alınması, yalnız yaşama, evli adama aşk), tutkulu bir aşkla (İranlı evli bir sinemacıya gönlünü kaptırmış, dışlanmış, yalnızlaştırılmış, içe kapanmış, kara sevdalı bir yürek) ve erken ölümüyle (trafik kazasıyla 32 yaşında vefat etmiş) gündeme gelse de Füruğ, modern şiirin önde gelen şairlerinden. Onu okumaktan çok keyif almadım maalesef beni mecnun etti :( Duygusal dengemi bozdu. O kadar etkili o kadar etkili bir şair. Her şiirinde üzerinde saatlerdir durulacak dizeleri var. Günlerce tekrar edilecek, uzun süre etkisinden sizi çıkarmayacak etkili dizeleri... Defalarca okuduğum şiirlerinin yanı sıra şiirlerinin tamamını ikinci kez okudum, yeniden çarpıldım. Ne var şiirinde? Arzu var, tutku var, heves var, yalnızlık var, isyan var, aşk var, şiir poetikasıyla isyan var (klasik divan edebiyatı sınırlarına isyan, kafiyeli yazıma isyan), yerleşik kültürel düzene isyan var, Hafıza, Ömer Hayyam'a selam var, duvarı aşma girişimi var, pencerelerden bakma çocuksuluğu var, içsel dram var.... Yeniden Doğuş'a kadar şiirleri daha ziyade bireysel dramı var (aşk, tutku, heves dolu şiirler). Bu kitabıyla, daha farklı konuları da şiirine taşımış. En sevdiğim şiirleri yazılış sırasına göre şunlardır: Gece ve Heves, Rüya, Hercai, Tutsak, Günah, Hasret,
Rüzgâr Bizi GötürecekFuruğ Ferruhzad · Yapı Kredi Yayınları · 20232,856 okunma
Reklam
Puan vermedi·616 syf.·
2025 63. kitabı
Edip Cansever'in Ben Ruhi Bey Nasılım şiir kitabıyla başlayan Sonrası Kalır 2 kitabı, tüm şiirlerinin yer aldığı Yapı Kredi Yayınları’nın iki ciltlik Sonrası Kalır 1 ve 2 eserlerinin ikincisidir. Edip Cansever şiiri, “İkinci Yeni” olarak adlandırılan (Orhan Veli ve arkadaşlarının Birinci Yeni akımına tepki olarak çıkan) modern/yenilikçi şiir anlayışıyla şekillenmiş; bireyin iç dünyasına, insanın varoluşsal trajedisine ve toplumsal yabancılaşmaya odaklanmıştır. Bu ciltteki şiir kitapları ve içerikleri şöyledir: Ben Ruhi Bey Nasılım (1976): Şairin en özgün yapıtlarından biri olan bu kitap, Ruhi Bey adlı bir karakterin çocukluğundan yaşlılığına uzanan içsel ve dışsal dramını ele alır. Kitapta çiçek sergicisi, meyhane garsonu ve genelev kadını gibi çeşitli karakterler kendi bakış açılarından Ruhi Bey'i ve çöken bir dünyayı anlatırlar. Cansever, Ruhi Bey karakterini Krepen Pasajı'nda gördüğü yalnız bir adamdan esinlenerek yaratmıştır. Sevda ile Sevgi (1977): Şair, bu kitabı birbirinden ayrı ama birbirine bağlı parçalardan oluşan bir "resim sergisi" gibi kurgulamıştır. Kitapta "sevda" bireysel tutkuyu, "sevgi" ise daha geniş, toplumcu bir hümanizmayı simgeler. Şairin Seyir Defteri (1980): Doğanın şiirine iyiden iyiye yerleştiği bu yapıtta, "duymayı düşünmek, düşünmeyi duymak" şeklinde özetlenen bir iç konuşma hâkimdir. Şarkı sözleri ve halk şiiri kalıpları gibi unsurlar, kaynağı belli edilmeden şiirin dokusuna yedirilmiştir. Eylülün Sesiyle (1981): Şairin Seyir Defteri'nin bir devamı niteliğindedir. Evrensel bir yalnızlık planında "içe kapanışın" şiirlerini barındırır. İçindeki "Gelmiş Bulundum" şiiri, şairin en yetkin ve olgunluk dönemi eserlerinden biri kabul edilir. Bezik Oynayan Kadınlar (1982): Cansever'in dramatik şiirdeki ustalığını kanıtladığı bu kitapta,
Şiir
Sonrası Kalır 2Edip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20201,989 okunma
10/10
·668 syf.·
2025 142. kitabı
İkinci Yeni dediğimiz günümüz şiirini belirleyen ve hala etkileyen şiir anlayışının en önemli temsilcilerinden Edip Cansever'i, diğerlerinden hep ayırmışımdır. Kendime -Son zamanlarda Turgut Uyar'a meyletsem de- en yakın şair olarak buldum Edip'i. En çok yakındığım hususlardan biridir şiire, ikinci yeniyle başlamamak. Bugün şiire başlayacaklara en başta Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Sezai Karakoç (bu dönem şairi olamasa da İsmet Özel, Hilmi Yavuz, Haydar Ergülen, Gülten Akın vs) öneriyorum. Geç keşfettiğim ve eserlerini 3,4 kez okuduğum bir şair tıpkı Turgut Uyar gibi. Edip Cansever (1928-1986), sadece şiir (ya da şiir üzerine deneme) yazmış şairlerden, işi gücü şiir. T.Uyar'ın söyleyişiyle "çok şiirden öldü" Edip. Onu, çok şiir yazmış olması tanımlamaz. Esas gücü imgeye dayalı ve benzersiz bir şiire erişmiş olmasındadır. Şiiri derin, imgesel, soyut, bazen kurduğu karakterlerle ve hikayelerle dramatik ve öyküsel. En bilinen ve ustalıklı şiirinin yüz akı şiir kitapları sırasıyla Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Petrol, Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup ve Ben Ruhi Bey Nasılım... Okuduğum bu kitap, şairin tüm şiirlerinin derlenip toplandığı eserinin 1. cildi. İçinde İkindi Üstü, Dirlik Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Petrol, Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup, Kirli Ağustos ve Sonrası Kalır. Bu kitapların içerisinde en beğendiğim şiirler ise şunlar oldu: Masa da Masaymış Ha..., Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Şey Şey Şey ve Şeylerden, Phoenix, Acı Bahriyeli, infilak, Salıncak, Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka, Tragedyalar V, Çağrılmayan Yakup, Flaş, Mendilimde Kan Sesleri, Gül Kokuyorsun, Sonrası Kalır ... Bu kitabında en beğendiğim ve altını kalın çizgilerle çizdiğim dizeleri ise
Sonrası Kalır 1Edip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20253,344 okunma
Puan vermedi·823 syf.·
2026 29. kitabı
Dostoyevski okumalarım neredeyse bitti. En büyük eserlerinin sonuncusunu da okudum. Romanları arasında kült olmuş Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Kumarbaz, Budala ve Karamazov Kardeşler eserleri arasında bir de Cinler vardır. Bunların hepsini okudum. En beğendiğim romanı Karamazov Kardeşler ve Budala oldu sanırım. Cinler okurken (dinlerken) sıkıldım. Çok uzun ve sıkıcı. Ama derinine inilirse çok entelektüel ve fikri tartışmalara değinisi nedeniyle ufuk açıcı… Cinler (1871–1872) romanında, 1869 yılında Rusya’da gerçekleşen İvanov cinayetinden (lvanov adlı bir öğrenci, Moskova'da Neçayev'in siyasi çevresine mensup kişilerce katledimişti.) ilham alarak, devrimci ve nihilist fikirlerin Rus aydını üzerindeki yıkıcı etkilerini işler. Daha önsözde McCarty, Cinler’in; "fikirlerin ve kuramların, insanı ele geçiren yıkıcı birer güce, yani bir tür ‘cin’e dönüşmesini ve bu durumun toplumsal düzlemde yarattığı kaosu ele alan sarsıcı bir eser" olduğunu söyler. Ayrıca 1840'lı yılların "zararsız" ve Batıcı idealizminin, 1860'lı yılların kanlı nihilizmine nasıl zemin hazırladığını hüzünlü bir hicivle ortaya koyduğunu söyler. Dostoyevski, 1849'da "bir düşünce çevresine katıldığı için" (Çar I. Nikola yönetimine karşı faaliyetleri) tutuklanmış, idama mahkum edilmiş ve son anda affedilip, Sibirya’da kürek cezasına (ağır çalışma) çarptırılmıştı. Bu kürek cezasında yaşadıkları, orada tanıdığı mahkumlar ve hikayeleri, onun eserlerini beslediği gibi; suç, vicdan, inanç, acı ve insan ruhunun karanlık yanlarına bakışını derinden biçimlendirmiştir. Bu deneyimlerinin aktarıldığı temel eseri Suç ve Ceza'yı Cinler'in habercisi olarak görülür. Cinler'de bu mahkumiyet dönemine dair deneyimleri dolaysız biçimde yer almasa da aralara serpiştirilmiş; suç, ceza, insanın karanlık yanları dolaylı biçimde
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
10/10
·725 syf.·
2025 122. kitabı
Turgut Uyar (1927-1985), geç okuduğum bir şair… Tüm şiirlerini en az iki kez okudum, bazılarını ise defalarca. Hala da okuyacağım şairlerden. İkinci Yeni dediğimiz Türk şiirinin en önemli uğraklarından bir dönemin en önde gelen üç isminden biri (Edip Cansever ve Cemal Süreya ile birlikte. Diğerleri de var ama bu üçü daha bilinir bu konuda). İlk şiirleri daha sade birinci yeni /garip akımının belki izleri vardı. Zamanla şiirleri daha imgeli daha estetik duyarlık ve yoğunluk taşıyan katmanlı şiire doğru evrilmiştir. Dolayısıyla şiirlerindeki evrilme, şairin gelişimiyle değil sadece, Türk şiirinin dönüşümünü de örnekler. T. Uyar’ın şiirlerinde ikinci yeni şairlerinde görüldüğü gibi bireyin yalnızlığını ve kentte sıkışmış bireyi merkeze alan bir atmosfer vardır. Sert bir ideolojik tavır yerine, yeri geldiğinde toplumsal meseleleri, birey düzleminde ele alır. Büyük Saat, tüm şiir kitaplarının bir araya gelmesinden oluşur. Bu kitaplar: Arz-ı Hâl (1949), Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak, Her Pazartesi, Divan, Toplandılar, Kayayı Delen İncir, Dün Yok Mu (1984), Son Şiirler, Yitiksiz. İçinde kendime rehber edinebileceğim, tamamını neredeyse altını çizdiğim, Tutgut Uyar şiiri denilince aklıma ilk gelen şiirleri ise şunlar: Geyikli Gece, Göğe Bakma Durağı, Akçaburgazlı Yekta şiirleri (Dünyanın En Güzel Arabistanı’ndan); Bir Barbar Kendin Tartar Bir Barbar Aşağlarda, Terziler Geldiler (Tütünler Islak); Ölü Yıkayıcılar, Biraz Daha (Her Pazartesiden); Bir Yılın En Soğuk Akşamında Aşk Övgüsü, Kavşakta, Vaktin Çağrısı, Ölüm Yıkanması, Açlık Çoğunluktadır (Toplandılar), Söylenir, Bir Metin Nasıl Yazılmalı, Acıyor, Bir Aşkın En Verimsiz Günlerinde, Kırlardan Geliyorlar, Geçmiş Gelecek Zaman (Tütünler Islak); Baharda, Tel Cambazı hk şiirleri, Senfoni (Son
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
Reklam