Sıla Çağlar

Sıla Çağlar
@silacaglar
7 Ocak
121 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
kaygı duyan tüm çocuklara, yalnız değilsiniz.
Puan vermedi·36 syf.··
2025 16. kitabı
Kaygı Ne Diyor? Yine diğer çocuk kitapları gibi çocuklar için yazılmış bir hikaye gibi görünse de, iç dünyasında hala çocuk olan yetişkinlere de dokunan bir kitap. Kaygının yalnızca gelmesi değil, yerleşmeye çalışması, çadırını kurması, zihnimizin içinde kamp yapması metaforu; duygularla boğuşan herkes için fazlasıyla tanıdık. Kitap, kaygının bir çocuğun zihnini nasıl esir aldığını anlatarak başlıyor. Resimlerde de görüldüğü gibi, çocuk bu seslerin kaygı olduğunu başta fark edemiyor. Bu yüzden de kaygının söylediklerini gerçek zannediyor. (Kaygılı her zihin gibi) Kaygının şarkısı karnını ağrıtıyor, kalbinin hızla çarpmasına neden oluyor. Bazen fısıldıyor, bazen öyle bağırıyor ki çocuk başka hiçbir şey duyamıyor. Sonra bir dönüş başlıyor. Çocuk bu sesin kaygı olduğunu fark ediyor. Ve kaygının onu kötü hissettirdiği her alanda kendi cümlelerini kurmaya başlıyor. Kendi şarkısını… Bu şarkıda “Arkadaşlarım beni seviyor”, “Zor şeyleri yapabilirim”, “Kendime güveniyorum” gibi cümleler var. Ve o noktada çocuk görüyor ki, kaygı onu terk ediyor. Ama bu, sonsuza kadar süren bir veda değil. Kaygı ara sıra geri dönüyor. Zihninde yeniden kamp ateşi yakmak istiyor. Yeniden yerleşmek, yeniden hâkim olmak istiyor. Ama bu kez çocuk daha yüksek sesle kendi şarkısını söylüyor. Ve bir noktada, artık kaygının ne dediğini bile duymamaya başlıyor. Ama biz okur olarak biliyoruz ki, kaygı tamamen gitmedi. Sadece artık o çocuğun sesi daha güçlü.
Kaygı Ne Diyor?Allison Edwards · İthaki Çocuk Yayınları · 202248 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
48 sayfalık şaheser.
Puan vermedi·48 syf.··
2025 15. kitabı
48 sayfalık bu minik ama bir o kadar derin kitap, beni gün boyunca etkisi altına aldı. İlk başta çocuklar için yazılmış gibi görünse de içerdiği derinlik ve felsefi temalarla her yaş grubundan okura hitap ediyor. Kitap, kaybolmanın anlamını sorguluyor. Kaybolmanın sadece fiziksel bir yok olma hali olmadığını, her şeyin bir dönüşüm sürecine girdiğini anlatıyor. Kaya gibi sağlam görünen taşların bile zamanla kaybolacağını, bulutların, kumların, güneşin ve hatta gecenin kaybolmasının zaman alacağını öğretiyor. Duyguların kaybolmasını da ele alıyor. Örneğin, ağlayan karın hızla eriyip kaybolacağını bilmeden daha fazla ağlayarak kaybolmayı hızlandırması gibi. Okurken zihnimde oluşan birçok soru oluştu: Kaybolmak gerçekten bir kaybolma mıdır, yoksa dönüşüm süreci mi? Bir şeyin yok olabilmesi için önce birinin onu fark etmiş olması gerekmez mi? Ve daha da önemlisi, bir insanın kaybolmuş olması, o kişinin kaybolduğu anlamına mı gelir? Kitap, hem bir yandan hayal gücünü harekete geçirirken hem bir yandan da derin düşünsel temalarla zihinleri besliyor. Her sayfasında farklı bir hayat dersini barındıran bu eseri, bir öğretmen olarak sınıfımda paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Kaybolunca Nereye Gideriz?Isabel Minhós Martins · Koç Üniversitesi Yayınları · 202468 okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2025 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2025 23:45
Yabancı, peşine düştüğüm ve uzun zaman sonra beni bugüne bağlayan bir kitap oldu. Hayatta anlam aramaya çalışan bir insanım. Olaylara, insanlara, duygulara belli bir anlam yüklemeyi seviyorum ve bu anlam arayışı, benim için bir tür yaşama amacı. İşte tam da bu yüzden Albert Camus’nun Yabancı romanını okurken kendimi Meursault gibi bir karakterle karşılaşınca tuhaf bir sorgulamanın içinde buldum. Meursault, hayata benim tam zıttım bir noktadan bakan bir karakter. Umursamaz, kayıtsız ve hiçbir şeye – sevmek, üzülmek, mutlu olmak gibi insani duygulara bile – anlam yüklemeyen bir insan. Hayatın anlamsızlığı karşısında Meursault gibi kayıtsız kalmak mı, yoksa benim gibi anlam arayışına devam etmek mi? Bu soruyu kendi içimde taşırken Meursault’yu daha yakından okumaya başladım. Onu anlamak ve bu kayıtsızlığı kabullenmek kolay olmadı ama bir noktada şunu fark ettim: Meursault’nun varoluşu buydu. O, dünyayı olduğu gibi kabul ediyor, anlam aramaktan vazgeçmişti, hatta belki de hiç aramamıştı. Bunları anladıktan sonra şu klişe ama gerçek olan noktaya vardım: Hayatta anlam aramak elbette kıymetli ama bazen olayları olduğu gibi bırakmak, kontrol etme çabasını bırakmak ve sadece akışta kalmak da bir öğrenme biçimidir. Meursault’nun kayıtsızlığı belki uç bir örnek ama o bana bu tür bir kabullenmenin de mümkün olduğunu gösterdi. Hayatta her şeyi anlamlandırma çabasını bırakmanın da bir tür güç olabilirmiş, Meursalut’tan öğrendim.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
Güzel, çocuktur.
Puan vermedi·72 syf.··
2022 14. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2022 14:46
Nihan Kaya'nın ''İyi Aile Yoktur'' ve '' İyi Toplum Yoktur'' kitaplarının devamına yazdığı ''Bütün Çocuklar İyidir''. Üçlemedeki diğer kitaplarda aile ve topluma eleştiri yapılırken bu kitapta en sorunsuz olan, kötü olmayanı ele alıyor. Yani çocukları. Kendini anlamak isteyen yetişkinler, ebeveynler ve özellikle de öğretmenler tarafından okunması gerektiğini düşünüyor ve hak ettiği değeri bulmasını umuyorum. Beni yeniden çocukluğuma götürdüğü ve olduğum o çocuğu biraz daha anlamamı sağladığı için, ''Bütün Çocuklar İyidir'' kitaplığımın en güzel eserleri arasında yerini çoktan almış oldu.
Bütün Çocuklar İyidirNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20194,258 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 16:37
Olumsuz çocukluk deneyimlerinin bireyin yetişkinlik döneminde yaşadığı sağlık sorunlarının sebebi olabileceği düşüncesi üzerine kurulmuş bir kitap. Bu görüş sayısız araştırma sonuçlarıyla desteklenmiş. Yer yer tıbbi terimler sıkmış olsa en fazla altını çizdiğim kitap oldu...Neredeyse her sayfadan altını çizecek bir yerler buldum. Bazı yerlerinde dakikalarca durdum ve düşündüm. Çocukluğuma döndüm, çocukluğumun bazı tarafları aydınlandı. Sonuç olarak beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu Ve eminim ki okuyan her insan kendinden bir şeyler bulacaktır bu kitapta.
Kesintiye Uğrayan ÇocuklukDonna Jackson Nakazawa · Diyojen Yayıncılık · 2021546 okunma